• Uğur BÜYÜKBALKAN-Yeminli Mali Müşavir

Yeni Dünya Düzeni / Bilişim Dünyası


Yeni Dünya Düzeni / Bilişim Dünyası

Son yıllarda internetin gelişmesiyle birlikte Bilişim Teknolojilerinde (BT) akıl almaz gelişmelere tanık olmaktayız. Bilgileşim (Bilgi ve Bilim Teknolojileri-BİT) devrimi hayatımızın her alanında kendini göstermiş, ekonomiden, kültüre, yaşam biçimimize kadar değişim sürecine girmemize neden olmuştur.

Bu değişim süreci, bireylerin ve işletmelerin geleneksel davranış biçimlerini terk etmelerini, yeniliklere alışmalarını istemektedir. Ayrıca tahrik eden yenilikler, ülkeleri ve kuruluşları başta teknoloji ve istihdam olmak üzere pek çok alandaki politikalarını gözden geçirmeye zorlamaktadır. Teknolojideki değişimi anlayamayan ve politikalarını yeni yüzyılın gerçek yüzü olan sanayi sonrası dönem-sayısal çağ a göre belirlemeyen ülkeler, bireyler, işletmeler ve sivil toplum örgütleri bilgi uçurumuna (digital divide) yuvarlanmaya mahkum kalacaklardır.

‘Bilgileşim ve Biyo teknolojiler gibi teknolojik tahrik edicilerin ekonomide büyümeyi ve yaşamda kaliteyi sağlamak için yeni fırsatlar sunduğu bir gerçektir. Ancak bu fırsatlardan yararlanırken, fırsatlarla birlikte gelen sorunlarla da karşılaşılacağı göz ardı edilmemelidir. Bu durumla baş etmenin bir tek önkoşulu bulunmaktadır: hazır olmak

İşletmelerin yöneticileri küreselleşme ile gelen rekabet ortamına kendilerini hazırlamaya, e-iş (elektronik iş ) in genel kurallarına göre işletme politikalarını hızla belirlemeye ve kavramaya başladılar. Ancak hizmet sektöründe bulunan muhasebeciler, mühendisler, avukatlar ve doktorlar gibi gruplar bu değişime direnmekte hatta kabullenmemektedir ler.

Bazıları da izleyici-kullanıcı olmaktan yöneten olmaya geçme eğilimini kavrayamamaktadırlar.

Kafamızı kaldırıp baktığımızda gerçeklerle karşı karşıya kalmaktan korkmamalıyız. Er ya da geç değişim bizi de etkileyecek. ‘Bizi etkiler mi?’ sorusunu sormadan ‘biz hazırmı yız’? sorusuna yanıt aramalıyız.

90'lı yıllarda Sovyetler Birliği'nin dağılması ve soğuk savaşın sona ermesi ile Küreselleşme-Globalleşme hız kazanmış ve ülkeler ekonomik yatırımlarını uydulara, fiber optiklere ve cip lere kaydırmıştır. ABD ve Japonya’nın teknolojik gelişmelerin önderliğini yapmaya ve lider olma–yöneten olma gayreti AB’ni sayısal çağın gerisinde kalma telaşına sokmuş ve acilen aradaki mesafeyi kapatmak amacı ile eylem planı yapmaya sevk etmiştir.

Çünkü AB 21. yüzyılın değişimi yönetenlerin olacağını görmüş, Avrupa gençliği sayısal değişimi kavramaları aksi taktirde gelecekte Bilgileşimi yönetenler tarafından yönetileceklerini anlamışlardır. Bu anlayışla e-Avrupa eylem planı kısa bir sürede hayata geçmiş ve uygulama alanı bulmuştur.

Yeni çağın olgusu Küreselleşme ve Teknolojiden kaçış yolu yoktur. Gelişmekte olan ülkeler zenginle fakirin arasındaki farkın giderek daha da artacağı, hatta yok olmaya kadar götürecek olan bu yeni düzenin farkına varmak zorundadırlar. Çünkü Küreselleşme ülkelerin iç ve dış siyasetlerini etkilemektedir. Bu bahçede oynayacaklarsa kuralları kabul etmek zorunda oldukları bir sistemdir. Artık ülkeler “hangi zeytin ağacına ya da toprak parçasına kimin sahip olacağı için savaşmak yerine daha iyi otomobil üretebilmek, daha ileri teknolojilere geçebilmek” 3 ve gelecekte var olabilmek için sayısal çağı kavramak Bilişim Teknolojisinde üretken olmak zorundadır. Şu anda bu fırsat var. Ama yarın, tartışılır...

Bu kural ülkemiz içinde geçerlidir. Birkaç yıl sonra dünya farklı olacak. Açık bir şekilde belli olan bu gelişmeye ya seyirci kalacağız ya da hazırlanan eylem planlarını zamana yaymadan hayata geçireceğiz. Küreselleşme yolunda Avrupa Birliğinden yana tavır koyan ülkemiz kararlı tutumuna devam etmeli ve bireyleri sayısal çağa hazırlamalıdır.

Bu doğrultuda e-Avrupa + eylem planının Türkiye gerçekleri ve geleceği göz önüne alınarak e-Türkiye eylem planı doğru ve hızlı bir şekilde topluma yayılmalı ve yeni projeler üretmeli ve uluslararası ortak projelerde yer almalıyız.

Haziran 2001’de Başbakan Sn. Bülent Ecevit’in imzaladığı e-Avrupa + eylem planı iki yıl içinde bitirilmesi gerekmektedir. Ama hala sadece belli bir kesimin haberdar olduğu bu anlaşmayı topluma anlatmalı, yasal düzenlemeler bir an önce bitirilmelidir.

Daha ucuz internet erişimi sağlanmalı, servis sağlayıcılar arasında rekabet yaratılmalıdır.

Siyasiler kendi üstlerine düşen görevleri yaparken sivil insiyatif (Sivil toplum örgütleri) üyelerini yeni çağa hazırlamalıdırlar.

Bilişim Teknolojisindeki akılamaz gelişmeler en çok muhasebecilik mesleğini etkilemektedir.

Muhasebe mesleğinin gelecekte değişim yaşayacağı artık görülmektedir. İş hayatımızın değişmez parçası olan bilgisayarlar ve internet nasıl oluyor da bir mesleği değişim sürecine sokuyor?

Bu konuyu Türkiye’de yapılan çalışmalardan örnekler vererek anlatmaya çalışacağım.

Farkında olmadan bizleri tehdit eden bu itici güce karşı hazırlıksız yakalanmamaya, ‘evet, biz hazırız’ demek için bir boyut açmaya çalışıyorum.

Muhasebe mesleğinde yaşanmaya başlayan mutasyon devrine yönelik olarak, işletmelerin meslek mensuplarından istemekte oldukları yeni hizmetlerin neler olduklarını bilmemiz gerekmektedir. Bilgileşim döneminde artık bilginin paylaşmaktan geçtiğini bilmemiz ve bilgiyi yönetmemiz gerekmektedir. Bu yeteneklerimizi ortaya çıkarmamızın zamanı geldi.

Bizler, yeteneklerinizi ortaya çıkarmada öncü görevi yapmaya çalışıyoruz. İçinizde öğrenme ve yönetme güdüsünün yüksek olduğunu biliyoruz; aksi takdirde bu mesleği yapamazdınız.

Elektronik çağ artık her işlemi etkilediğinden yapılan işlerin önüne ‘e’ (elektronik) kelimesi gelmektedir. Dolayısı ile mesleğimizdeki birçok hizmetler artık elektronik ortamda yani internet ya da intranet üzerinden yapılacağından ‘e’ hayatımızın bir parçası olacak.

Defter tutma işleminin yavaş yavaş ortadan kalkacağı bu dönemde meslek mensupları artık gerçek işlevi olan denetime ağırlık vermek zorundalar. e-Risk,e-Denetim,e-Yönetim, e-Ticaret vb. kelimeleri sıkça kullanmaya ve öğrenmeye başlayacağız. Geleceğimizi şekillendirmeye, vizyonumuzu belirlemeye birlikte çalışacağız.

Evet karşımızdaki teknolojideki dev boyutu kavramaya ve korkmadan yönetmeye hazırız.

Çünkü biz insanız...

KÜRESELLEŞME

‘Küreselleşme, Globalleşme (Globalizm) günümüzde çok kullandığımız kelimeler olarak dilimize yerleşmiş bulunmaktadır. Soğuk savaşın ortadan kalkması ile birlikte küreselleşme etkisini daha belirgin göstermeye başlamıştır. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) mevcut olduğu dönemde ulusların bir bölümü NATO, bir bölümü de VARŞOVA paktı etrafında örgütlenerek ulusal güvenliklerini sağlamaya çalışıyorlardı. Ülkeler var olabilmek ve güçlü görünmek amacıyla askeri alandaki yatırımlarına daha çok önem veriyor ekonomik kaynaklarının çoğunu bu alana yatırıyorlardı. Yirminci Yüzyılın sonlarına doğru Varşova paktının çökmesi, SSCB’nin dağılması ile başlayan ABD’nin ‘süper güç’ olma konumu, beraberinde küreselleşmeyi de getirmiştir.

90’lı yıllarda Sovyetler Birliği’nin dağılması ve soğuk savaşın sona ermesi, ‘Yeni Ekonomik Düzen’nin tetikleyicisi olmuştur. Savaş tehditlerinin azalması ile birlikte ülkeler yatırımlarını silahlanmadan teknolojiye kaydırmışlardır. Uzaya haberleşme uyduları göndermeye, fiber-optik kablolara, internete, dijitalleşmeye, telekomünikasyona ve ciplere önem vermeye başlamışlardır.

Ekonomik düzenin temel itme gücünü oluşturan bilişim teknolojilerindeki (ICT) baş döndürücü gelişmeler bu siyasi transformasyonun başlıca tetikleyici haline gelmiştir. Bilim ve teknoloji alanındaki gelişmeler özellikle bilişim ve biyoteknoloji alanlarında çok çarpıcı boyutlara ulaşmıştır.

‘Soğuk Savaşın tanımlayıcı ölçümü ağırlık, özellikle de füzelerin taşıdığı savaş başlıklarının ağırlığı iken, küreselleşmenin tanımlayıcı ölçümü hızdır, yani ticarette, ulaşımda, iletişimde ve buluşçulukta hız.’1 önemli olmuştur. Ülkeler bu gelişmenin gerisinde kalmamak için olanca gücü ile BT’ne yatırım yapmaya başlamışlardır. Dünyanın süper gücü haline gelen ABD küreselleşme ile birlikte gücüne güç katmaya devam etmektedir. Küreselleşmedeki en etkin gücü, Bilişimi yönetenler dünyayı daha rahat yöneteceklerini bildiğinden dolayı bu alana daha fazla yatırım yapmaya başladılar. ‘Kendi ürettiği bilginin/ görüntünün yeryüzünde özgür dolaşımı – dolayısıyla egemen olmasını sağlayacak her türlü önlemi almayı’2 ulusal politika olarak benimsediler. Özellikle ABD eski Başkanı Bill Clinton’ın 1993 ve 1997 yıllarındaki başkanlık dönemlerinin başlangıcında yaptığı konuşmalar3 ile internete dikkat çekmesi tesadüf değildir.

Birçok ülke bu gerçeği kabul edip değişime ülkelerini hazırlarken bazı ülkelerde bu sistemin ‘moda kavram’ olduğunu hatta ‘balon’ olduğunu söyleyerek gelişmenin gerisinde kalmışlardır. ‘Küreselleşme bir fenomen değil. Gelip geçici bir yönelim değil. Bugün küreselleşme hemen her ülkenin iç siyasetini ve dış ilişkilerini biçimlendiren kapsayıcı bir uluslararası sistemdir.’4 Çünkü küreselleşmenin kendine özgü ekonomik kuralları vardır. Özelleştirme, devlet denetimini azaltma ve dışa açılma başlıca kurallarını oluşturmaktadır.

Bu kuralların uygulamalarını en açık şekilde ülkemizde görmekteyiz.

Küreselleşme dünyayı bir köy haline getirmektedir. Uluslar coğrafi anlamda sınırlarını korurken, egemenliklerini ekonomik ve siyasi alanda kaldırmaktadırlar. Sermayenin sınır tanımazlığı gücünü ispatlamaktadır. Bu gelişme ‘zengin ülkelerle fakir ülkelerin arasındaki uçurumun derinleşmesine yol açıyor. UNCTAD’ın yaptığı bu tespit çok doğrudur. Bilişimi üretenler daha zenginleşip dünyayı yönetirken özellikle de üçüncü dünya ülkeleri daha da fakirleşmektedir. Bu durum da uygarlıkların çarpışmalarına tanık olabiliriz.

Küreselleşme, yaşadığımız dünyanın gerçeğidir. Etkisinden kurtulabilmenin olanağı yok gibidir.

Bu gerçekle yaşamayı bilmemiz, ülke olarak gereken tedbirleri zaman geçirmeden almamız gerekmektedir. Bu perspektiften bakınca iki boyut göze çarpmakta,

  • Küreselleşme: Çok uluslu özel firmaların elinde merkezi kontrolden giderek kaçan, haberleşme devrimiyle birlikte gelen bilgi patlamasının yarattığı süreç. Bu süreç tüm eski gelenekleri, kuralları ve hatta devletleri sarsıyor.

  • Teknolojik Kümeleşme: Bu üstün teknolojiyi üreten ülkeler bir küme oluşturma eğiliminde. Teknoloji zengini ülkelerle teknoloji fakiri ülkeler arasında bir uçurum oluşmakta.

Teknolojinin Gelişmesi ile;

Küreselleşme ile birlikte teknolojideki hızlı gelişme işletmelerin ve bireylerin yaşamlarını olumlu yönde etkilemektedir. Bu gelişmelerin birkaçını hatırlayalım.

  • Hayatımız Kolaylaşıyor

  • Üretim Girdileri Azalıyor

  • Gelişmekte Olan Ülkeler Ürettikleri Malları Daha Rahat Pazarlıyor

  • Araştırma ve Geliştirme (AR-GE) Daha Önem Kazanıyor ve Ucuzluyor

  • Bilgiye Ulaşım Daha Kolay oluyor

Hayatımız Kolaylaşıyor

İnternetin gelişmesi ile birlikte birçok alanda yaşamımızı kolaylaştıran oluşumlarla karşılaşmaktayız. Haberleşmeden, satın almaya, iş ve ev yaşantımıza kadar teknolojinin sağladığı olanaklardan yararlanmaktayız.

Üretim Giderleri Azalıyor

İşletmelerin üretim giderlerinde belirgin bir şekilde azalma meydana gelmektedir.

Gelişmekte Olan Ülkeler Ürettikleri Malları Daha Rahat Pazarlıyor

Küreselleşme ile birlikte gelişen teknolojik kaynaklar ülkelere ve işletmelere ürettikleri malları daha rahat pazarlama olanakları sağlamaktadır. Eskiden üretilen bir malı pazarlayabilmek ve hedef kitleye ulaştırabilmek için çeşitli uluslararası fuarlara katılmak ve malı tanıtmak gerekirdi. Ancak internetin yaygın kullanımı sayesinde işletmeler Web siteleri sayesinde, ürettikleri malları dünyanın her yerine rahatlıkla tanıtma ve pazarlama olanağına sahip oldular.

Araştırma ve Geliştirme (AR-GE) daha önem kazanıyor ve ucuzluyor

Şirketler küreselleşme ile birlikte gelen sert rekabet ortamında mallarını (ürünlerini) daha iyi ve kaliteli (üretmek) yapmak zorunda kalmaktadırlar. Ürün girdilerini azaltmak ve kaliteyi yakalamak amacı ile oluşturdukları AR-GE harcamaları azalmış ve dünyanın herhangi bir yerinde benzer ürünün gelişimini rahatlıkla internet üzerinden takip edebilmekteler.

İnternetin olmadığı dönemlerde şirketler gelişmeleri çeşitli fuar ve kataloglardan takip ederek (izlemek) sürdürmek zorunda kalıyorlar ve AR-GE giderleri arttığı gibi çok zamanda kaybediliyorlardı.

Bilgiye Ulaşım Daha Kolay oluyor

Teknolojideki gelişmelerin en önemli faktörlerinde biride bilgiye kolay ulaşım ve bilgi paylaşımıdır. Bilgiye ulaşım artık sınır tanımamakta, dünyanın her yerindeki bilgiye rahat ve hızlı bir şekilde ulaşma olanağı bulunmaktadır. Bireyler hiç tanımadıkları insanlarla sohbet (chat) ederek sorularına yanıt bulma olanağı yakalamışlardır.

Bilgiye ulaşım sayesinde ödenen bedellerde belirgin bir düşüş yaşanmaktadır.

Birçok site üzerinden (ulaşılmak) edinilmek istenen bilgiye az ücret veya hiç bedel ödemeden edinme olanağı yaratılmıştır. İnernetin olmadığı dönemlerde mesleki gelişmeleri takip edebilmek için birçok yayına abone olmak (Resmi Gazete, Danıştay kararları, mevzuattaki değişiklikler ve yorumlar vb) zorundaydık. Ama şimdi böyle mi? Mevzuattaki değişiklikleri takip etmek için www.gelirlergenelmüdürlügü.gov.tr veya www.turmob.org.tr web sitelerinden ücret ödemeden takip etme olanağı sağlanmıştır. Bu durum mesleği daha iyi yapabilmek ve giderlerin azaltılması açısından önem kazanmıştır.

Hayatımızı etkileyen Teknolojik unsurları hatırlayalım

  • Bilgisayar (PC)

  • Mobil Telefonlar

  • Cep Telefonları (GPRS)

  • Bankamatikler (ATM)

  • Kiokslar

  • e-Ticaret / m-Ticaret

  • Wap

  • Palm

  • e-Posta (e-mail)

  • Bluetool

Bunları daha da çoğaltabiliriz.

e-Devlet (Dijital Devlet)(e-government)

Teknolojideki gelişmeler devletlerin vatandaşlarına sunmak zorunda oldukları hizmetleri artık dijital ortama taşımalarına sebep olmuştur. Yaygın kullanıma sahip olan bilgisayar, cep telefonları (GPRS), ATM ve Kioks aracılığı ile her türlü bilgiye kolay ve hızlı bir şekilde ulaşmalarını sağlamaya çalışmaktadırlar. Vatandaşlarla-devlet /devlet-kurumlar arasındaki bağlantıyı dijital ortama taşımak maliyet açısından ülkelere büyük tasarruflar sağladığı gibi küresel gelişmenin dışında da kalmamalarını sağlamaktadır.

O halde,

e- Devlet(e-government) Nedir?

e-Devlet üstlendiği işlev bakımından bir sistem olmayıp kalıcı bir modeldir. E-Devlet modelinde toplumu oluşturan tüm katmanlar: Üniversiteler, Sivil Toplum Örgütleri (STÖ), Vatandaşlar, Tedarikçiler, Kamu kurum ve Kuruluşları yer almaktadır.Kısaca devleti oluşturan bütün unsurlar modelin içinde yer almaktadır.

e-Devlete geçişin sağlayacağı avantajlar

  • Devletteki verimliliği arttırmak, bürokrasiyi azaltmak

  • Giderleri azaltmak/kontrol edebilmek

  • Hizmetlerdeki kaliteyi arttırmak

  • Hizmetlere ulaşımı kolaylaştırmak (7gün/24 saat)

  • Katılımı arttırmak

  • Dijital Demokrasiye geçişi hızlandırmak

e-Devletin Yapısal Unsurları

e-Devlete geçişte bazı yapısal unsurların tamamlanmış olması şarttır. Aksi taktirde amaca ulaşmakta zorluklar çıkabilir. Bu unsurların en önemlileri,

  • Gizlilik-Güvenlik

  • Teknolojik Altyapı

  • Hukuki Altyapı

Gizlilik- Güven

Bilgi iletişim araçlarını kullanarak haberleşmek ve bilgi aktarma esnasında her türlü belge ve bilginin başkaları tarafından görülmemesi veya değiştirilmemesi esastır. Diğer yandan bireylere ait kişisel bilgilerin art niyetli kişiler tarafından kullanımını önlemek gerekmektedir. Özellikle bireylerden her ne şekilde alınan bilgilerin (çeşitli siteler bedava

e-mail, haber gönderme maksadı ile ziyaretçilerden kişisel bilgiler almakta) bireyin izni olmadan kullanılmaması sağlanmalıdır. Dijital ortamda gönderilen belgelerin yolda değiştirilmesi önlenmeli ve güvenlik sağlanmalıdır. Bu amaçla birçok çalışmalar yapılmaktadır. Birçok güvenlik şirketi sertifika vermektedir. Ayrıca Dijital imza AB tarafından 19.Temmuz 2001 tarihinden itibaren yasal statüye kavuşmuş bulunmaktadır.

Teknolojik Altyapı

Amaçlanan modelin istenen hedeflere ulaşması ve aksamaması için teknolojik alt yapının oluşturulması gerekmektedir. İnternet erişim hızının, GPRS alt yapısının sağlıklı olması gerekiyor ki sorun yaşanmamalı.

Hukuki Altyapı

Gizlilik ve güvenlik ile yakın bağlantısı bulunan bu unsurun internet ortamında bilgilerin paylaşılmasına yasal engel bulunmaması ve mevcut kanunlarda değişiklikler yapılmasını içermektedir. Özellikle ülkemizde Vergi Usul Kanunda (VUK) ve diğer kanunlarda dijital ortama uygunluk sağlanmalıdır. Maliye Bakanlığı’nın 4369 sayılı yasa6 ile aldığı yetkiyi kullanması için AB olduğu gibi Dijital imzanın ıslak imza statüsüne bir an önce kavuşturulması için yasal düzenlemenin TBMM çıkması sağlanmalı.

e-BİLGİLENDİRME

Bilişim Teknolojisinin (BT) bizlere sağladığı en önemli fayda bilgiye kısa zamanda ulaşmak ve ulaştığımız bilgiyi kullanmaktır. Aynı yapılanma e-Devlet modeli içinde geçerlidir.

e-Bilgilenmenin e-Devlete yansıması,

  • e-Hizmetler,

  • e-Satın alma,

  • Bilgiyi Yönetme,

Şeklinde kendini göstermektedir.

e-Hizmetler, e- Devlet yapılanması içinde önemli bir yer tutmakta, kamu kurumlarının vermekte oldukları birçok işlevi internet veya diğer iletişim teknolojilerini kullanarak tedarikçilere ulaştırmayı hedeflemektedir.

  • Doğum ve ölüm belgeleri başvurusu,

  • Broşür ve yayın başvuruları,

  • Okullara başvurular,

  • Askerlik işlemleri,

  • Kamu sınavlarına başvuru,

  • Adres bilgilerini değiştirme,

  • Telefon başvurusu,

  • Yabancı uyruklular için çalışma izni,

  • Vergi, SSK ve diğer mükellefiyet işlemleri,

  • Mükellefiyetlikten doğan borçlarla ilgili işlemler,

  • Tapu, Trafik işlemleri,

  • Marka patent başvuruları,

  • Gümrük işlemleri (ihracat-ithalat).

Bu alanlardaki hizmetlerin yanı sıra daha birçok örnek verebiliriz. Göreceğimiz gibi verilen hizmetler genel olarak kamu kurumlarının yapmakta oldukları işlerin elektronik ortamda sunulması ile hızlı ve ucuz hizmet edilmesini hedeflemektedir. e-Devlet modelinin ana hedefi zaten buradadır. Ayrıca Avrupa Komisyonu, devlet hizmetlerinin, eğitim ve sağlık alanlarında da e- hizmete geçilmesi yönünde çalışmaları olduğunu görmekteyiz.

Eğitim:

Kütüphanelerin tümü internet ile bağlantılı (Finlandiya). Kitap rezervasyonu ve alımı internet ile yapılıyor. Kütüphaneye yeni kitap gelirse, kişilere e-mail ile duyuruluyor.

Bu alanda 6 doğu Avrupa ülkesi iş birliğine başladılar (Arnavutluk, Kıbrıs, Yunanistan, Romanya, Yugoslavya ve Makedonya). Bu projeye ülkelerin kendi destekleri yanında Avrupa Birliği de finansal destekte bulunuyor.

Sağlık:

Kişilerin sağlık bilgileri e-ortamda kayıtlı olarak saklanıyor (İrlanda). Bir kişi hastaneye geldiğinde sadece ismini söylüyor, adresini, geçirdiği hastalıkları, en son ne zaman aşı olduğunu söylemesi gerekmiyor. Zaten doktorlar anında hastanın geçmişini görebiliyorlar. Ayrıca bölgesel hemşirelik sistemi de kurulmuş durumda. Hemşire hastanın evine geldiği zaman, hasta ile ilgili bütün bilgileri ve geçmişini biliyor. Hastalar, hastanelere kayıtlı olduktan sonra bekleme sıralarını internette takip edebilmekteler.

Avrupa devletleri, e-devlet ile ilgili çalışmalar için 2001 yılında 1.3 milyar dolar harcamışlardır.

27 ülkeyi kapsayan bir araştırmaya göre, Avrupa Birliğinin e-devlete geçilmesi yönündeki taleplerine rağmen, kişilerin internet ortamında kredi kartı ya da banka bilgileri vermesinden çekindikleri ortaya çıkmıştır.

e-devletten yararlananların en yüksek sayıya ulaştığı ülkeler, sırasıyla yüzde 53 ve yüzde 47 olan Norveç ve Danimarka olarak tespit edildi. Bunları sırasıyla yüzde 46 ile ABD ve Finlandiya, yüzde 18 ile Fransa, yüzde 17 ile Kore ve Almanya ile yüzde 11 ile İngiltere izlemektedir.

Aynı araştırmaya göre, internet kullanıcılarının yüzde 20’sinin devlet ile ilgili sitelere girdiği, yüzde 9’unun resmi evrakları kağıda bastığı ve yüzde 7’sinin de kişisel bilgileri devlete verdiği saptanmıştır.7

Bu verilerin ışında e-devlet ile ilgili dünya ülkelerinden örnekler vermekte fayda görmekteyim.

İngiltere www.open.gov.uk

İngiltere hükümeti Microsoft ile beraber ‘U:K:Government Gateway’ projesini yürütmektedir. Bu proje ile 1000’ni aşkın devlet site sinine bağlantı kurulmaktadır. 2005 yılına kadar devlet işlemlerinin tamamı (%100) elektronik ortama taşınması hedeflenmektedir. Bu proje ile 60 milyon vatandaş, 3 milyon işyeri, 200 merkezi ve 482 yerel devlet kuruluşları için ‘one-stop shop’ hizmet planlanmaktadırlar.

California eyalet portalı

Trafik vergisi, lisans yenileme gibi birçok on-line hizmetlerin sunulduğu kişiselleştirilebilir bir portal.

Nort Carolina eyalet portalı

Vatandaşlara, işyerlerine ve devlet çalışanlarına özel içerik ve on-line hizmetler sağlayan on-line portaldır. American Govemment Technology tarafından en iyi eyalet portalı seçilmiştir.

AB ve ABD’nin yanı sıra Dubai, Mısır, Japonya, Hindistan, Macaristan, Romanya, Kıbrıs Rum Kesimi ve Brezilya yoğun çalışmalar yürütmektedir.

Teknolojideki bu hızlı yükseliş ülkemiz tarafından da yakından takip edilmekte ve e-devlet modeli benimsenmekte olduğundan kamu kuruluşları ve sivil toplum kuruluşları da çalışmalarını bu yöne kaydırmaktadırlar. Özellikle, Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü www.gelirler.gov.tr sitesi mükelleflerin öğrenmek istedikleri bilgilere ulaşma açısından önemli bir görevi yerine getirmektedir. Trafik borçları, KDV tahakkukları, Sahte ve muhteviyat itibariyle yanıltıcı belge kullananların listesi,vergi mevzuatındaki değişikler ve genelgeler gibi bilgilere rahatlılıkla ulaşılmaktadır.

Ayrıca, TÜRMOB web sitesi www.turmob.org.tr bir sivil toplum kuruluşu olarak üyelerinin ulaşmak istediği birçok bilgiyi site üzerinden sunmaktadır.1.1.2000 yılında tam olarak faaliyete geçen site bu süre zarfında birmilyonbeşyüzbin ziyaretçi sayısına ulaşarak önemli bir görevi yerine getirdiğini göstermektedir.

e-Satın alma ve faydaları

e-Satın alma, devlet için gerekli ürün ve hizmetlerin (MRO) elektronik ortamda satın alınmasıdır.

e-Satın alma sayesinde kurum içi giderler azaltılarak operasyonel verimlilik sağlanmaktadır:

  • Satın alma süreçlerinde iyileşme

  • Satın almanın en uygun maliyeti tedarikçiden gerçekleştirilebilmesi

  • Optimum stok kontrolü

e-Satın alma –Ülke Örnekleri:

Los Angeles, daha etkin satın alma sayesinde yılda $30 milyon tasarruf sağlıyor. Satın alma işlemlerinin % 85’i dijital ortamda gerçekleştiriliyor.

Nort Carolina eyaleti 58 milyon $’lık e-satın alma projesini başlatmıştır. Projenin kendisini sipariş başına alınacak olan minimum ücretle 4 sene içerisinde finanse etmesi beklenmektedir.

Birçok organizasyon, satın alma işlemlerinin otomasyonu sayesinde ilk yılda % 300’ü aşan ROI (Return on Investment) oranına ulaşmaktadır.

e-Satınalma – Türkiye’de Mevcut Durum:

Devlet Malzeme Ofisi www.dmo.gov.tr

DMO, şu andaki mevcut sitesi üzerinden elektronik satış yapmakta (Kırtasiye malzemeleri, bilgisayar, aydınlatma ve temizlik malzemeleri vb.) ve on-line ihale duyuruları bilgisi vermektedir. Kurumların elektronik alım yapabilmeleri için üye olmaları ve şifre almaları gerekmektedir.

Bilgi Yönetimi

Çalışanların belirli iş amaçlarına ulaşmak için beraberce, bilgiyi yaratmalarını, paylaşmalarını ve yarattıkları bilgiyi kullanmalarını sağlayan disiplindir. Bilgi Yönetimini, bilgiyi edinme ve edilen bilgiden yararlanma olarak da düşünebiliriz. Bilgi yönetimi/edinimi eyleminde bulunurken,

  • İşlerin organize edilmesi ve insanların etkileşim şekli,

  • Bilgiyi yönetme sürecinde gerekli olan motivasyon ve kişisel yetkinlik,

  • Bilgiyi elde etmek, saklamak ve transfer etmek için gerekli araçlar,

  • Bilgiyi elde etme, saklama ve transfer etme süreçlerini

Çok iyi kavramamız gerekmektedir. Aksi takdirde bilgiye ulaşmamız, ulaştığımız bilgiyi almamız ve kullanma sürecimiz uzar. Bu durum size yarardan çok zarar vermeye başlar.

  • Dava Yönetimi Sistemi,

  • Belge Arşivleme Sistemi,

  • Yönetim Raporlama,

  • Görüş, Araştırma ve Raporları Paylaşım olanağı,

  • Araştırmalara Kolay Ulaşım,

  • Arama Motoru,

İşbirliğine Olanak Sağlayan Araçlar, sayesinde bilgiye hızlı bir şekilde ulaşmamız sağlanmaktadır.

İlk bakışta Dava Yönetimlerinin Muhasebe mesleği ile ilgisi olamadığı gibi bir izlenim çıkabilir. Ancak Danıştay kararları muhasebe mesleğini de yakından ilgilendirmektedir.

Mesleğini yürütmekte olanlar mevzuattaki değişiklikleri takip etmek için birçok yayına abone olmak ve bunları arşivlemek zorunda kalmaktadır. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte artık hiçbir ücret ödemeden yada az bir bedel ödeyerek istedikleri bilgiyi edinmekte ve arşivleme derdinden kurtulmaktadırlar. Mesela TÜRMOB’un web sitesinde Danıştay Kararları, Resmi Gazete, Basında Vergi Boyutu vb. hizmetler ücretsiz olarak üyelerine sunulmaktadır. TÜRMOB Böylece mesleki gelişime katkı sağlamakta öncü görevi yapmaktadır.

e-Devlet modelini tam uygulayabilmek için hukuki düzenlemelerin yapılmasının şart olduğunu daha önce de belirtmiştim. Aksi taktirde amaçlanan hedeflere ulaşmak mümkün değildir. Öngörülen yeni teknolojilerin vergi uygulamalarında kullanılabilmesi için uygulama altyapılarının ve uygulama sonucunda ortaya çıkacak ürünlerin yasal olarak geçerliliğini sağlayacak hukuksal altyapının da hazır olması gerekmektedir.

Bu nedenle AB’de yapılan düzenlemelerin benzerleri ülkemizde de yapılmaktadır. Özellikle 4369 sayılı kanunla Maliye Bakanlığının aldığı yetki kullanma amacı 30.12.2001 tarih ve 24626 sayılı RG’nin mükerer sayısında yayınlanan kanunla8 elektronik ortama geçişi hızlandırmaktadır. Diğer yandan Vergi Kimlik Numarası uygulaması da olumlu bir şekilde devam etmektedir. Ancak yapılan bütün bu çalışmaların sonuç verebilmesi için TBMM’den ıslak imza statüsünde olan Dijital imza (sayısal imza)’nın bir an önce yasallaşması gerekmektedir.

Çünkü, AB’ne aday olan ülkemiz AB’nin aldığı kararların gerisinde kalmaktadır. Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Birliği Konseyi’nin Dijital İmzalar için Topluluk Çerçevesine İlişkin 13 Aralık 1999 tarih ve 1999/93/EC nolu Direktifi yayınlanmıştır. Söz konusu direktifin 19 Temmuz 2001 tarihine kadar tüm AB ülkeleri tarafından iç hukukta düzenleme yapmak suretiyle yürürlüğe konulması gerekmektedir.

Direktif uyarınca elektronik imzanın hukuki geçerliliği için ıslak imza ile aynı değerde olması zorunludur. Bu direktifin genel amacı,

  • Elektronik imzaların kullanımını kolaylaştırmak,

  • Yasal olarak tanınmasına katkı sağlamaktır.

Dijital İmza (Sayısal imza) / Elektronik imza

İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte, başta haberleşme ve ticaret olmak üzere birçok işlemler bu açık ağlar üzerinden yapılmaktadır. Elbette herkese açık olan bu ağların hayatımızı kolaylaştırması ve benimsenmesi ile birlikte bilginin güvenliği ve güvenirliği sorunu karşımıza çıkmakta. Gönderilen /alınan bilgilerin gizliliği (privacy) sağlanmaya çalışılmaktadır.

Elektronik veri transferinin hızlı bir şekilde kağıt kullanımının yerini almaya başladığı bu dönemde kişiler, kurumlar, işletmeler ve kuruluşların açık ağlardan gönderdikleri iletiler üçüncü şahıslar tarafından dinlenme ve değiştirilme tehdidi altındadırlar.

Bu nedenle, 13 Aralık 1999 tarih ve 1999/93/EC nolu Avrupa Birliği Direktifi’nin 2. maddesinin 1. bendinde;

‘Başka elektronik verilere eklenmiş veya bunlara birleştirilmiş ve gerçeğini onaylayan bir yöntem olarak görev yapan elektronik ortamdaki veri’ elektronik imza olarak tanımlanmıştır.9

‘Almanya’da 13 Haziran 1997 tarihinde yürürlüğe giren Dijital İmza Kanununda, dijital imza;

‘.......dijital bir veri üzerinde özel (gizli) imza anahtarı ile yaratılan mühürdür, (yetkili merci tarafından veya belgelendirme kuruluşu tarafından verilen) sertifikaya iliştirilmiş bir açık anahtarın kullanımı ile, imza (anahtarın) sahibinin kimliğinin ve verinin sahte olup olmadığının belirlenmesini sağlar’10 şeklindeki tanımı ile elektronik imzayı hukuken tanımlamıştır.

Dijital imza, kriptoloji (cryptology) bilimi ile olmaktadır.

‘İleti güvenliğini sağlama bilimi kriptografidir. Matematiğin hem şifre bilimi hem de şifre analizini kapsayan dalı kriptolojidir ve şifre bilimciler tarafından icra edilir.’11(11) Gönderilen ileti düz metin, dosya veya ses olabilir; her türlü veri transferi şifreleme yolu ile gönderilir. Bu teknik sayesinde, Kimlik Doğrulama, Bütünlük ve Reddetmeme olanağına sahip oluruz.

Günümüzde veri yollama tekniğinde en çok dijital imza ve biyometrik imza kullanılmaktadır.

Biyometrik imza

Kişilerin biyolojik özelliklerine göre çalışmaktadır. Parmak izi, göz merceği (iris) tanımlama,

ses tanıma şeklinde olup gelişmelere göre vücudun tüm organlarını tarama ve ısısına göre işlem yapma teknikleri de geliştirilmektedir.

Dijital İmza Nasıl Çalışır?

  • Karşı tarafa yollanacak mesaj kişinin özel anahtarı ile bazı özel hash algoritmaları kullanılarak şifrelenir.

  • Bu işlem, kişiye özel dijital imzayı oluşturur. Böylece bilgi transferi sırasında herhangi bir kırılma sonucu bilginin çözülebilmesi engellenir.

  • Karşı taraf, mesajı aldıktan sonra elindeki genel anahtar kodu ile mesajı deşifre eder. Deşifre sonucu, mesajın doğru kişiden geldiğini ve transfer sırasında herhangi bir kırılmaya maruz kalıp kalmadığını anlayabilir.

Dijital imzanın nasıl kullanılacağı ve e-kimlik/smart cart (akıllı kart) Türkiye’de yaygınlaşması için yoğun çalışmalar yapan TUBİTAK http://e-kimlik.bilten.metu.edu.tr

web sitesinden dijital kimlik dağıtmakta ve dijital imzanın kullanımı ile ilgili olarak eğitim vermektedir.(12)

Ülkemizde Dijital imzanın biran önce yasallaşması halinde birçok kurum yapacağı işlemlerde hızlanma ve tasarruf sağlayacaktır. Başta Maliye Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı, verilmesi zorunlu beyanname, bildirgeleri internet üzerinden almayı düşünmektedirler.

e-Türkiye eylem planı çerçevesinde İstanbul pilot il olarak belirlenmiş olup dijital imza yasallaşmış gibi kamu kurumları arasındaki yazışmalar bu sistemle yapılmaya başlanacaktır.

Bazı kamu kurumları şimdiden çalışmalara başlamış durumda. Özellikle SPK (Sermaye Piyasası Kurumu) TUBİTAK-BİLDEN ile yürüttüğü SPK-İMKB projesi PKI teknolojisi ile tamamlamış olup, İMKB’de işlem gören şirketler SPK’ya vermek zorunda oldukları bilgileri www.spk.gov.tr/eisis web adresi yolu ile internet üzerinden göndermektedirler.

Ayrıca Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) önderliğinde ‘Akbank, Garanti Bankası, İş Bankası, Koçbank ve Yapı Kredi Bankası’nın desteği ile oluşturulan ‘Finansal Kurumlar İçin Güven Altyapısı Projesi’ ile e-imzayı uygulamaya 2002 yılı içinde başlayacaklarını’13 İstanbul Bilişim 01 A CEBIT Event fuarında TBV Başkanı Faruk Eczacıbaşı açıkladı.

Akıllı Kart/ e-Kimlik (Smart Cart)

Smart Card, üzerinde ya da içinde silikon mikroçip bulunan bir plastik karttır. Karta yerleştirilen çipte, 64 kilobyte'a kadar hafıza ve ROM üzerine yazılmış bir işletim sistemine sahip mikro-işlemci bulunur. Smart, yani "akıllı" diye adlandırılmasının nedeni, çok çeşitli türde veriyi saklayabilmesi ve işleyebilmesidir.

Smart card teknolojisi, daha önce manyetik ortamda yapılan uygulamaları daha hızlı güvenli ve düşük maliyetli hale getirdiği gibi, şimdiye kadar mümkün olmayan yeni uygulama alanları açmıştır. Geleneksel manyetik bantlı kartlarla karşılaştırıldığında, akıllı kartlar yüzlerce defa daha yüksek kapasiteye sahiptir, daha dayanıklıdır ve ileri derecede şifreleme (encryption) gibi mekanizmalar nedeniyle çok daha güvenlidir.

Smart Card, özel bir okuyucu cihaz ile kullanılır. Bu cihaz hem kart üzerindeki bilgileri

okuya bilir, hem de bilgileri güncelleştirebilir. Bazı smart card modellerinde, kart, okuyucu ile fiziksel temas gerektirmeksizin, belirlenen bir mesafeden okunabilir.

Smart card'ın en önemli avantajlarından biri, önemli miktarda bilgiyi üzerinde barındırabildiği için, çoğu uygulamada off-line çalışabilmesidir. Örneğin sıradan para çekme makinelerinde olduğu gibi, sürekli merkezle bağlantının açık olması zorunluluğu yoktur. Bazı işlemler, kart üzerindeki bilgilerle yapılabilir. Bu türdeki uygulamalardan biri e-cash, yani elektronik para'dır. Karta önceden yüklediğiniz parayı, kredi kartından harcama yapar gibi harcayabilir, istediğinizde -evinizde bir smart card okuyucusu varsa- en son yaptığınız harcamaların ayrıntılı dökümünü görebilirsiniz.

Basit smart card okuyucuları, kişisel bilgisayarlara takılabilir. Gerekli yazılıma da sahip olduğunuzda, kartınızda yüklü bulunan uygulamalarla ilgili verileri bilgisayarınızda görebilir, ayrıca kartınızı, güvenli internet erişimi ve e-mail için, internet üzerinde güvenli alışveriş için kullanabilir, isterseniz bilgisayarınızdaki dosyalara sizden başka kullanıcıların erişimini engelleyebilirsiniz. PC ve internet güvenliği, smart card'ın hızla yaygınlaşan kullanım alanlarından biridir.14

Elektronik kimlik-Akıllı Kart (Smart Cart) kişinin internet üzerinde kimliğini ispatlaması için kullanılan elektronik dosyalardır. e-Kimliğin çeşitli versiyonlarının olmasına rağmen en yaygın kullanılanı üzerinde mini bir çip (işlemci)olanıdır. Bu cip üzerine kayıt edilen bilgiler ile ana servis sağlayıcıyla bağlantı kurularak kişinin kimliği tespit edilerek işlem yapması sağlanmaktadır. ‘E-kimlik yaygın olarak X.509 standartına uygun olarak üretilir ve bu standartla uyumlu olan web tarayıcılarına yüklenerek kişisel bilgisayarlarda tutulur. Bununla birlikte e-kimliğin akıllı kartta veya diskette taşınıp kullanılması da mümkündür.’Bu kart içinde genellikle,

  • Nüfus kimlik bilgileri,

  • Ehliyet ve oto bilgileri,

  • Sosyal güvenlik Kurumu bilgileri ve işlemleri,

  • Vergi kimlik bilgileri,

  • Kredi Kartlar ve bilgileri,

  • Dijital imza,

  • Gayrimenkul ve menkul bilgileri

bulunmaktadır.

Kredi kartına (plastik cart) bezerlik olmasına rağmen, içerisinde hafıza ya da işlemci taşıması nedeniyle güvenlik açısından yeni bir kart teknolojisidir.

  • Bilgi depolama,

  • Çok amaçlı kullanım,

  • Yaygın kullanım,

  • Diğer teknolojilere uyum,

  • Güvenli (erişim kontrolü ve şifreleme tekniği) gibi önemli özellikler taşımaktadır.

e-Kimliğin yaygın kullanılmasıyla birlikte (dijital imza ve biometric teknololerinin güvenlik desteği ile) bir çok avantajlar sağlanmış olacak. e-Kimlik,

  • Başkaları tarafından kullanılamaz,

  • Sahtesi yapılamaz,

  • Bilgi transferlerinde güvenlik sağlanır,

  • Sahte fatura kesilmesi önlenir.

Avantajları sıralarken son sırada Sahte fatura kesimi önlenir dedim. Özellikle Akıllı Kart hayatımızın bir parçası olmaya aday. Önümüzdeki yıllarda hepimiz bu kartı kullanacağız. İçinde bulundurduğu bilgilerden dolayı yapacağımız her türlü işlemlerde, Devlet kurumlarıyla, bankalarla, bağlı bulunduğumuz meslek odasıyla ve alış-verişlerimizde kullanmak zorunda kalacağız. Smart cartın üzerinde bulunan çipe (işlemci-hafıza) içine belirlenen miktar kadar para yükletilerek nakit (cash) harcamalarda da kullanabileceğiz.

Avrupa Birliği (AB) e-para olarak isimlendirdiği bu sistemin hukuki çalışmalarına başlamış durumda. Şimdilik 250 EURO kadar yükleme ve harcama yetkisi tanınmış. Görüleceği gibi ticaret hayatının en etkin unsuru olacağı şimdiden anlaşılmakta. Daha sonraki bölümlerde bahsedeceğim Elektronik fatura ile bağlantısı bulunan bu sistem muhasebe mesleğini de yakından ilgilendirmektedir.

Alışverişlerimizde Akıllı kartı kullanmamız halinde (ki kullanacağız) alıcının ve satıcının muhasebe kayıt işlemleri elektronik ortamda gerçekleşecek, alıcı daha mağazadan çıkmadan malın faturası muhasebe hesaplarına geçmiş olacak.

Dijital Kimlikte (Akıllı kart/Smart cart) Avrupa Birliği’nden örnekler

Finlandiya

Aralık 1999’dan itibaren ülkedeki vatandaşlar, bir “smart card” olan ID kartı kullanmaya başladı. Kartın üzerinde Finlandiya Nüfus İdaresi tarafından verilen e-kod bulunmaktadır. Kart, kişilere internet üzerinde dijital imza olanağı sağlamaktadır.

İtalya

Bu sene Napoli’de gerçekleştirilen e-devlet formunda İtalya’nın elektronik ID kartının tanıtımı yapılmıştır. Kartın üzerinde hem kişisel detaylar hem de kişilerin vergi numaraları bulunmaktadır. İtalya’da 5 yıl içerisinde 50 milyon kişinin yeni kartları kullanması hedeflenmektedir.

Portekiz

Vergi mükelleflerinin işlemlerini kolaylaştırmak ve kağıt üzerindeki işlemleri azaltmak amacıyla mükelleflerin vergi ödemeleriyle ilgili bilgilerini öğrenebilecekleri ve ödeme yapabilecekleri akıllı kart sistemine geçildi. 100.000 kullanıcı ile pilot uygulamaya başlayan sistemde ödemeler akıllı kartlar kullanılarak ATM’lerden de yapılabilecek.

İsveç

İsveç vergi otoriteleri, bilgisayar ağında güvenliği sağlamak amacıyla tüm personelin kullanımı için 20,000 akıllı kart siparişi verdi. Uygulama önümüzdeki günlerde devreye giriyor.

Dünya’da Diğer Akıllı Kart (Smart Card) Kullanım Örnekleri

Amerikan ordusunda seçilen çeşitli pilot bölgelerde ordu mensuplarına akıllı kartlar dağıtıldı. Bu kartlar üzerine kişilere ait çeşitli bilgiler yüklendi. Ordu mensuplarının sağlık hizmetleri, bilgisayar ağılarını kullanmaları, güvenlik noktalarından geçişleri, askeri bölge içinde yaptıkları tüm harcamalar ve daha birçok işlem, üzerinde kullanıcının parmak izini de saklayan bu kartlarla sağlanıyor. ABD’de silahlı kuvvetlerin yanı sıra kamu kuruluşlarında akıllı kart uygulamaları ticari kuruluşlardan önce başlamıştır. Çok başarılı olan uygulama hızla yaygınlaştırılıyor.

Arjantin

1995 yılında ehliyetlerin akıllı karta dönüştürülmesiyle başlayan uygulama sayesinde işlemler çok daha verimli yapılmakta, trafik cezaları ve diğer yasal ödemelerde önemli artışlar sağlanmaktadır.

El Salvador

Sürücü ehliyeti, araç ruhsatları ve bunlarla ilgili vergilerin akıllı kart sistemine geçirilmesiyle gelirlerde önemli artış ve işlemlerde verimlilik sağlanmıştır. 1999 yılında başlanan uygulama ile bugüne kadar 250.000 aracın kaydı dijital ortama aktarılmıştır.

Akıllı kart uygulamaları Dünya’nın çeşitli ülkelerinde, başta ABD ve Avrupa’da savunmadan bankacılığa, eğitimden, sağlığa, vergiciliğe ve elektronik alışverişe kadar pek çok alanda yaygınlık kazanmıştır.

e-Devlet ve Dijital Kimlikte Türkiye’de mevcut durum

Bilişim Teknolojilerindeki(BT) baş döndürücü gelişmelerin gerisinde kalmamak için Türkiye’de de yoğun çalışmalar sürdürülmekte birçok kamu kuruluşları mevcut alt yapılarını bilgisayar ağları ile yenilemeye manuel sistemden teknolojik sisteme geçmeye başladılar.

Bu çalışmalar ülkemiz açısından olumlu gelişmelerdir. Teşvik edilmeli ve desteklenmelidir.

Devlet kurumlarının vatandaşa sunduğu hizmetlerde hız, kalite sağlamasının yanı sıra kuruma da tasarruf sağlamaktadır.

e-Devlet modeli ile paralel olarak yürütülen e-kimlik çalışmaları hızlı bir şekilde devam etmekte. Türkiye AB’nin isteği ile de olsa teknolojinin nimetlerinden yararlanma düşüncesi artık devlet programı içine alınmıştır. Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz Bilişim haftası açılış töreninde yaptığı konuşmasında ‘Hükümet olarak somut adımlar atmak, devletimizi bir e-devlet haline dönüştürmek, ülkemizi e-Türkiye haline getirmek konusunda üzerimize düşeni yapmaya kararlıyız’15-16 şeklindeki sözleri ile konuya verdikleri önemi göstermektedirler.

Şu anda birçok proje ihale edilmiş veya bitme aşamasına gelmiştir. Projelerin bazılarından bahsetmekte yarar görmekteyim. Böylece geldiğimiz durum ve gelecekte ne olacağımız sorularına cevap vermiş olacağım.

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü Projesi ( MERNİS PROJESİ)

28 Ekim 2000 tarihinde hayata geçirilen Mernis projesi tamamlanmış durumdadır. Onbir haneli rakamdan oluşan vatandaşlık numarası internet yolu ile www.nvi.gov.tr web sitesinden veya http://tckimlik.nvi.gov.tr öğrenme olanağı bulunmaktadır.

Bu projenin genel amacı:

  • Nüfus mevzuatına uygun olarak merkez ve ilçe birimlerinde nüfus işlemlerinin bilgisayar ortamında yapılması ve merkezi veri tabanın oluşturulması,

  • Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarasının verilmesi,

  • Kolay taşınabilir, kolay taklit edilemez çağdaş nüfus kimlik kartlarının verilmesi,

  • Nüfus ve aile istatistiklerinin hızlı ve sağlıklı alınması,

  • Kamu kuruluşlarına ve vatandaşa elektronik ortamda bilgi hizmetinin verilmesidir.

Bahsedilen amaçlar doğrultusunda çalışmalar tamamlanmıştır. Dağıtılmakta olan yeni nüfus kağıtlarında NVİ vatandaşlık kimlik numaraları yer almaya başladı. İç İşleri Bakanlığı yakın zamanda bütün vatandaşlara e-kimlik dağıtmayı planlamakta.

Emekli Sandığı Sağlık Projesi

Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü’nün sağlık işlemlerinin otomasyona alınması ve harcamalara denetim getirerek kişi bazında takibini sağlamak amacıyla yürüttüğü Sağlık Projesi kapsamında 14 bin eczane, 1800 optik şirketi ve 500 civarında hastanenin Emekli Sandığı ile ilişkili işlemleri kayıt alanına alınmıştır.

Proje sonunda bugün uygulamada olan sağlık karneleri yerine akıllı kart (smart cart) uygulaması başlayacaktır. 2 milyon akıllı kart Emekli Sandığı üyelerine dağıtılacaktır.

Kurumda diğer yandan da görüntü işlem projesi yürütülmektedir. Arşiv dosyalarının bilgisayar ortamına geçirilmesi için gerekli çalışmalar yapılmaktadır.

Sosyal Güvenlik Kurumlarının Tam Otomasyon Projesi Kapsamında T5 Projesi

Projenin amacı “Kurumun prim tahsilatlarını % 100 kontrol altına alarak, sağlık hizmeti almaya elverişli olan SHS’yi (Sigortalı Hak Sahibi) belirlemek ve prim yatırmayan sigortalıya ve söz konusu sigortalının hak sahibine kurum hizmeti kapsamında sağlık hizmeti verilmesini engelleyici bilgi sistemi oluşturmaktır. Bir başka ifadeyle, usulsüz karne kullanımını engellemek, mükerrer faturalama ve kontrolsüz ilaç tüketimini denetlemektir. Bununla birlikte bankalar aracılığıyla yapılmakta olan tahsilat işlemlerindeki mevcut banka sayısının arttırılması da dahil olmak üzere, tüm tahsilat işlemlerinin endüstri standartlarında Kurumun belirlediği elektronik bir ortamında gerçekleştirilmesi ve bu sayede tahsilatın etkin bir şekilde denetim altına alınmasıdır.”

T5 Projesi tamamlanmış durumda, Bağkur sigortalılarına gecikmiş borçlarını taksitlendirme imkanı tanıyan kanun çıktığı zaman dağıtılan kitapçıklar da projenin esasları anlatıldı. Ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan smart cardı birçok kez televizyonda göstererek projenin bittiğini söyledi. Ayrıca SSK’nın web sitesi www.ssk.gov.tr da gelişmeler hakkında bilgi verilmekte.

e-Sigorta Projesi

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafında uygulanmakta olan proje ile SSK’ya verilmekte olan aylık bildirge, dört aylık bildirge ve kurum tarafından istenen diğer belgeler artık internet üzerinden almayı amaçlamaktadır.17 Sigorta işleri genel müdürlüğü taşra teşkilatının otomasyona geçmesi ile ilgili projeye yönelik 7.12.2001 tarihinde yapılan ihaleyi Koç Sistem firması kazandı, projenin 2002 sonuna kadar tamamlanacak.18

Milli Emlak Otomasyon Projesi: MEOP

Milli Emlak Genel Müdürlüğü Bilgi İşlem Merkezi 1996 yılının ortasında fiilen oluşturulmuş olmasına rağmen Milli Emlak Otomasyon Projesi (MEOP) çalışmalarına 1995 yılında başlanılmıştır. MEOP Maliye Bakanlığı bünyesindeki önemli projelerden biridir. Projenin amacı: ‘a. Merkez ve taşra teşkilatının tam otomasyonu

b. Taşınmaz mal bilgi bankasının oluşturulması

c. Ofis otomasyonunun kurulması

d. Milli Emlak bilgi sistemlerinin oluşturulması’19

şeklinde sıralanmaktadır. Milli Emlak Genel Müdürlüğü Hazineye ait gayrı menkullerin ihalelerini bu proje dahilinde www.milliemlak.gov.tr sitesi üzerinden yapmaya başladılar.

Motorlu Taşıtlar Otomasyon Projesi : MOTOP

Bütün taşıtlar, hava ve deniz vasıtalarını kapsayan projedir. Vatandaşların üzerlerine kayıtlı bütün vasıtalar bu proje kapsamında takip edilmekte tescil işlemleri yapılmaktadır. Proje çalışmaları halen devam etmektedir.

e-Gümrük Projesi

1999 yılı sonunda Gümrük Müsteşarlığı tarafından başlatılan proje bitmiş durumda, Gümrük Müsteşarlığı teknolojideki hızlı değişime ayak uyduran ve başı çeken kurum özelliğini elde etmiştir. Gümrük Müsteşarı Doç. Dr. Nevzat Saygılıoğlu’nun ‘yükümlülerin gümrüklere hiç gelmemeleri, gelmek zorunda kalanların ise mümkün olan en kısa sürede işlerini bitirmeleri’ felsefesiyle başlayan proje şu anada hızlı ve güveli olarak hizmetine devam etmektedir.

‘Proje kapsamında 55 gümrük idaresi bilgisayar sistemleri ile donatılarak, işlemlerini gerçek zamanlı (Real-Time) olarak yürütmektedirler.(20) Bu proje ile gümrük müşavirleri beyannamelerini kendi bürolarından elektronik ortamda gönderme olanağına kavuştular.

Elektronik Veri Değişimi (EDI) uygulamasıyla yürütülen projeyi konusunda uzman olan TURCom şirketler grubu hazırlayıp gerekli desteği vermektedir. EDI teknolojisiyle yürütülen çalışma ile ‘yükümlüler beyan bilgilerini, bu standardı kullanan yazılımlar ile standart mesaja dönüştürmekte ve çeşitli iletişim ortamından veri transferini gerçekleştirmektedirler. Veriler Türkiye genelinde kurulan ‘Gümrük-EDI Gateway’ bilgisayar sistemlerine gelmekte ve gideceği gümrük noktasına ‘Gümrük İnternet’i içinden X435 iletişim protokolü ile gönderilmektedir. İnternet içindeki fiziksel bağlantılar TURPAK,Frame Relay,Leased Line olarak yapılmıştır.’21 Bu sisteme yürütülmesi için Atatürk Hava Limanında 16, Erenköy’de 5 Ankara’da 30 telefon müsteşarlıkça tahsis edilmiştir. İşlem hacmi düşük olan yükümlüler Müsteşarlık tarafından hazırlanan web sayfasından www.custom-edi.gov.tr beyan bilgilerini gönderebilmektedirler.

Böylece gümrüklerdeki fiziki iş yükü hafiflemiş olmakla birlikte ithalat ve ihracat işlemlerindeki bürokraside azalmış olmaktadır.

SPK - IMKB Kamuoyunu Aydınlatma 1. Aşama Projesi

Adından da anlaşılacağı gibi Sermaye Piyasası Kurumu (SPK)-İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB)’nin kamuoyunu aydınlatması amacıyla başlattığı 1.Aşama Projesidir. TUBİTAK-BİLDEN tarafından tamamlanan proje ile İMKB’de işlem gören şirketlerin SPK’ya vermek zorunda oldukları Mali tablolarla ilgili bilgileri artık internet üzerinden göndermektedir. SPK bu şirketlere verdiği e-kimlik ile www.spk.gov.tr/eisis web sayfası yolu ile göndermekte.SPK kamuyu aydınlatma görevini hızlı bir şekilde yerine getirirken e-kimlik ve e-imza uygulamasında da bir ilki gerçekleştirmiş oldu.

Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi Projesi : TAKBİS

‘Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün tapu ve kadastro tekniği ile ilgili işlemlerini standartlaştırarak Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinde (Şeflikler dahil) yürütülen işlemlerin mevzuata uygun bir şekilde ve bilgisayar ortamında yürütülmesini sağlayacak;

geliştirilecek uygulama yazılımlarına dahil edilecek kontrol ve uyarı mekanizmaları ile memurun yaptığı işlemle ilgili riskini minimize edecek veya ortadan kaldıracak;

ilgili memura ekranı üzerinden yaptığı işlemle ilgili en son mevzuat desteği sağlayacak, yapılan işlemle ilgili açıklayıcı bilgi sağlayarak kendi ekranı üzerinden Bilgisayar Destekli Eğitim imkanı getirecek, müdürlüklerin ve müdürlük personelinin performansının üst hiyerarşi tarafından izlenebilmesini sağlayacak, merkezde oluşan bilgileri kullanarak Bölge Müdürlükleri ve Genel Müdürlük merkez birimleri için Karar Destek fonksiyonları ve raporları üretecek, herhangi bir kamu kuruluşu için taşınmaz ile ilgili stratejik konularda anlık istatistiki sonuçlar üretecek, mali suç araştırmaları ve mal varlığı sorgulamalarını tek bir merkezden yaparak, Tapu Sicil müdürlüklerini bu tür iş yüklerinden arındıracak, geliştirilecek Vatandaş Bilgi Sistemi (TAPUNET) uygulamasıyla vatandaşın kendi evinden, işyerinden veya internet cafelerden sahip olduğu taşınmazla ilgili en son bilgileri görmelerini, başvuru öncesinde tapu ve kadastro işlemleri ile ilgili bilgi ve belge edinmelerini sağlayacak,(...)’ 22 bir projedir. Böylece vatandaşlar tapu işlemleri esnasın da beklemeden ve bürokratik zorluklardan kurtulmaktadır.

Vergi Daireleri Otomasyon Projesi: VEDOP

Gelirler Genel Müdürlüğü Bilgi işlem dairesi tarafından yürütülen proje başarılı bir şekilde tamamlanmış durumdadır.

Vergi Daireleri Tam Otomasyonu Projesi kapsamında 21 ilde 153 vergi dairesi tam otomasyonlu olarak hizmet vermektedir. Toplanan vergilerin % 80’lik bölümü bu vergi dairelerinden sağlanmaktadır.

Yeni sistem sayesinde yapılan tüm işlemler; mükelleflerin beyannamelerinin alınması, tahakkukların verilmesi ve izlenmesi, mükelleflerin borç durumları ve borçlarını ödemeyen mükelleflerin takibi bilgisayar ortamında gerçekleştirilmektedir.

Gelirler Genel Müdürlüğü internet üzerinden vereceği hizmetlere 1999 yılı başında bilgilendirme amaçlı www.gelirler.gov.tr adresinde başlamıştır. Aynı yıl içinde Internet Vergi Dairesi uygulaması da eklenmiş ve Motorlu Taşıtlar Vergi Dairesi, Kurumlar Vergi Dairesi, Vergi Kimlik Numarası Sorgulama ve Vergi Kimlik Kartı Başvurusu hizmetleri on-line olarak verilmeye başlanmıştır. Gelirler Genel Müdürlüğünün web sayfasından, ‘Gelirler Genel Müdürlüğünün tarihçesi, görev dağılımı ve insan kaynaklarının yer aldığı tanıtım, vergi istatistikleri, vergilerin ödeme günleriyle ilgili vergi takvimi, Vergi Kanunları, Bakanlar Kurulu Kararları, Tebliğler, İç Genelgeler ve özelgelerin günlük olarak izlendiği vergi mevzuatı, Türkiye’nin imzalamış olduğu Çifte vergilendirmeyi Önleme Anlaşmalarının Türkçe Metinleri, Avrupa Birliği’nin vergilendirme ile ilgili direktifleri Gelirler Genel Müdürlüğünün ilgili birimlerince çevirisi yapılan Türkçe metinleri, beyanname düzenleme rehberi ve bazı, faaliyet raporları ve Gelirler Genel Müdürlüğü yayınları ile internet kütüphanesi gibi bölümleri, Vergi Kimlik Numarası alan mükelleflerin Vergi Kimlik Kartı ile ilgili bilgileri, kartınızı alabileceğiniz banka şubesini öğrenebileceğiniz link ve henüz kartını almayan mükellefler için Vergi Kimlik Kartı başvuru formu, Basın bültenleri, Mükellefler tarafından sık sorulan soruların yer aldığı sorular, bölümleri yer almaktadır.

Sayfada yapılan son değişiklikleri ve özellikle Vergi Mevzuatında yapılan son düzenlemeleri görme imkanı bulunmaktadır.

INTERNET VERGİ DAİRESİ

Bu hizmetlere ilave olarak 1 Eylül 1999’da, 17 İlde yürütülen Motorlu Nakil Vasıtaları projesi kapsamında oluşturulan Türkiye Merkezi Taşıt Kütüğünden hareketle, INTERNET VERGİ DAİRESİ Gelirler Genel Müdürlüğü Internet sitesinde hizmet vermeye başladı. Internet Vergi Dairesinde; otomasyona geçen vergi dairelerine kayıtlı araçlar için mükellefler;

  1. Araç ve Mükellef Bilgileri

  2. Motorlu Taşıtlar Vergisi Borç Bilgileri

  3. Trafik Para Cezası Borç Bilgileri

  4. Tüm Tahsilat Bilgileri

  5. Mükellefe Ait Tüm Araçlar

Bilgilerini sorgulayabilmektedir. Vergi ile ilgili bilgiler, Vergi Usul Kanununun 5.maddesine göre mahremiyet taşıdığı için Internet üzerinden yapılacak sorgulamalarda yetkisi olmayan şahısların vergi bilgilerine erişimi engellenmiştir. Bu nedenle, mükelleflerin Internet Vergi Dairesine girişte, taşıtın ruhsatında yazılı Tescil tarihi ile 1.3. 1998 tarihinden sonra alınan taşıtlar için mükellef vergi kimlik numarasını girmeleri zorunludur.

Mükellefler, Internet Vergi Dairesi aracılığı ile vergi dairelerinde mevcut, vergi durumlarıyla ilgili bilgileri sorgulayarak, ödedikleri vergileri ve borçlarını görebilmektedirler.

Internet ortamında Motorlu taşıtlar vergisi ve trafik para cezalarının ödenebileceği bankalara linklerde bu bölümde bulunmaktadır. Bu konu ile ilgili daha detaylı bilgi Internet Vergi Dairesinin AÇIKLAMALAR bölümünde bulunmaktadır.

Bunlara ilave olarak, 1 Eylül 2000 tarihinden itibaren, Vergi Dairesi Otomasyon Projesi (VEDOP) kapsamında hizmet veren vergi dairelerinin Kurumlar Vergisi Mükellefleri de INTERNET VERGİ DAİRESİ uygulamasından yararlanmaya başladı. Sitede Kurumlar Vergisi Mükellefleri

- Vergi Dairesinde mevcut mükellef kimlik bilgilerini

- Yıllık beyan edilen vergilerde 1999 yılı ve aylık vergilerde Ocak 2000 vergilendirme döneminden başlamak üzere beyan edilen vergilerle ilgili tahakkuk, tahsilat, vadesi gelen ve gelmeyen borç bilgilerini,

- Bu dönemlerle ilgili olarak verilen ek beyanlar ve vergi inceleme sonuçlarına göre ikmalen ve re'sen tarh edilen vergilerle ilgili tahakkuk, tahsilat, vadesi gelen ve gelmeyen borç bilgilerini sorgulayabilirler.

Bu hizmetten yararlanmak isteyen mükellefler, Sıkça Sorulan Sorular bölümünde daha detaylı bilgi bulabilirler.

Ayrıca, bu bölümde gerçek kişiler Nüfus Cüzdanlarına göre adı, soyadı, baba adı, doğum yeri, doğum yılı bilgilerini girip VERGİ KİMLİK NUMARASI SORGULAMA ekranında, Vergi Kimlik numaralarını öğrenebilmektedir.’23 Gelirler Genel Müdürlüğü’nün bu çalışmaları e-devlet modeli için son derece önemlidir. Hızlı gelişen bu sayfa önümüzdeki günlerde daha birçok yenilikleri de sunacakları kanısındayım. Özellikle seçtikleri slogan ‘Vergi Dairesini Evinize Taşıyoruz’ ve 31.12.2001 tarihli mükerrer gazete ile çıkan yasa bu hedeflerin göstergesi olmaktadır. Mükellefiyetlikten doğan tüm yükümlülükler vergi dairelerine gidilmeden internet üzerinden yapılması düşüncesi kendini göstermektedir.

e- Beyanname Projesi

Gelirler Genel Müdürlüğü ve TUBİTAK-BİLDEN’nin ortaklaşa yürüttükleri proje ile vergi dairelerine verilmekte olan beyannameler ve bilgiler internet yolu ile gönderilmesi veya manyetik (CD) ortamda alınmasına başlanacak. Bu proje 2002 yılı sonuna kadar tamamlanması beklenmekte.

Sizlere e- devlet/ e-Türkiye eylem planı kapsamında yapılmakta olan projelerin bir kaçını sundum, elbette bunların dışında yürütülen önemli projeler de bulunmakta, mesela,

SAY-2000i (Saymanlıklar projesi), MEOP (Milli Emlak Projesi), TARIMNET ve Emniyet Teşkilatının yürüttüğü projelerde önemli çalışmalar arasındadır.

Diğer taraftan e-Devlet yapılanması içinde önemli bir yeri olan yerel yönetimlerde (Belediyeler) etkin ve hızlı çalışmalar yürütmektedir. Buların en önemlilerinden biri Yalova Belediyesinin yürüttüğü ‘e-Yalova’ projesi (http://www.yalova-bld.gov.tr) yer almaktadır. Yalova Belediyesini ‘Bilişim Şehri Yalova’ çalışmaları Belediyenin web sayfası, http://www.yalova-bldbld.gov.tr/Belediye/Proje_Ofisi/index.htm geniş bir şekilde anlatılmaktadır. Ayrıca Kadıköy Belediyesi, İstanbul ve Ankara Büyük Şehir Belediyeleri de Kent Projeleri ile e-devlet çalışmalarına hız vermişlerdir.

Diğer taraftan, Dışişleri Bakanlığı yoğun çalışmalarını tamamlayarak e-Devlet çalışmalarına önemli katkı sağlamıştır. Dışişleri Bakanlığı, yurt içinde ve yurtdışındaki vatandaşlara kurumsal hizmetleri internet ortamında vermektir. Başta Konsolosluk otomasyonunu hedefleyen Bakanlık, şubat ayında ilk adımı attı. Ayrıca Bakanlık içinde bütün haberleşmeleri de internet üzerinden yapmaktadır.(24)

Türk Silahlı Kuvvetlerin de e-Devlet modeline sıcak baktığı bilinmekte ve bu hususta yoğun çalışmaları bulunmaktadır. Smart Cart (akıllı kart) teknolojisi Kütahya’da askeri birlikte pilot uygulama başlayacak askerlerin yapacakları tüm harcamalarda e-Kimlik (akıllı kart)/debit cart (ön ödeme) kullanmaları istenmekte.(25)

e-Avrupa+ 2003 Eylem Planı

e-Türkiye çalışmalarının hızlandığını, e-Devlet modelinin hükümet programı olarak kabul edildiğini söylemiştim. Elbette bilişim teknolojilerindeki gelişmeler itici etken olmuştur. Ama bundan da önemlisi Avrupa Birliği üyesi ülkelerin başlattığı çalışmalar ve bize yansımasıdır.

‘23-24 Mart 2000 tarihlerinde Lizbon’da yapılan Avrupa Konseyi toplantısında, 15 AB ülkesinin Hükümet ve Devlet Başkanları, Avrupa’nın gelecek on yılda “dünyadaki en rekabetçi ve dinamik bilgi tabanlı ekonomisi” haline gelmesi hedefini koymuşlardır. Bu hedef, Avrupa’nın bir an önce bilgi tabanlı ekonominin, özellikle de internetin sağladığı fırsatlardan sonuna dek yararlanması gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Bu gerekliliğe yanıt olarak, 19-20 Haziran 2000 tarihinde Feira’da e-Avrupa Eylem Planı kabul edilmiştir.26 Bu karardan sonra yapılan çalışmalar neticesinde e-Avrupa eylem Planının başarılı bir şekilde yürütüldüğünü ve aday ülkeleri kapsaması gerektiği görüşü hakim oldu.

‘11-12 Mayıs 2000 tarihlerinde Varşova’da yapılan Avrupa Bakanlar Konferansı’nda, Orta ve Doğu Avrupa Ülkeleri, 15 AB ülkesi tarafından Lizbon’da ortaya konulan stratejik hedefi benimsemiş; 15 AB ülkesinin e-Avrupa ile ortaya koyduğu girişimin bir parçası olma konusunda uzlaşmış ve AB’nin politik kararlılığına destek olarak, belirtilen bu iddialı hedefe ulaşmayı denemek ve bunda yararlanılacak zemini genişletmek amacıyla, aday ülkeler olarak kendileri için ‘e-Avrupa-benzeri bir Eylem Planı’nı hazırlamaya karar vermişlerdir. Avrupa Komisyonu, Şubat 2001’de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Malta ve Türkiye’ye, bu ortak eylem planının oluşturulmasında diğer aday ülkelere katılmaları için davette bulunmuştur.

e-Avrupa+ adını verilen bu girişim, e-Avrupa’nın öncelikli amaçlarını ve hedeflerini yansıtmakta ve aday ülkelerin özel durumlarına yönelik eylemler sunmaktadır. Ancak bu girişim, üyelik müzakerelerinin bir alternatifi veya parçası olarak algılanmamalıdır’27

Şubat 2001 tarihinden sonra yapılan toplantılar sonunda Haziran 2001’de e-Avrupa Eylem Planı ülkelerin Başbakanları tarafından imzalanarak kabul edilmiş oldu.

Eylem planını kabul eden ülkeler arasında Türkiye’de olduğundan (AB Aday ülke) e-Türkiye+ çalışmaları da Başbakanlık koordinasyonunda ve TUBİTAK önderliğinde hızlandırılmaya başladı. E-Avrupa+ Eylem Planı’nı 2003 yılının sonuna kadar bitirilmesi gerekmektedir. Bu eylem planında yapılacak işler-kimler ve süresi açık bir şekilde belirtilmektedir.

e-Avrupa+ Eylem Planı (Girişimi) 4 ana başlık altında toplanmakta,

0-Bilgi toplumunun temel yapı taşlarını oluşturma çalışmalarının hızlandırılması

a) Herkes için uygun fiyatlı iletişim hizmetlerinin sağlanması

b) Bilgi toplumu ile ilgili müktesebata uyum ve uygulama

1- Daha ucuz, daha hızlı, daha güvenli internet

a) Daha ucuz, daha hızlı internet erişimi

b) Araştırmacılar ve öğrenciler için daha hızlı internet

c) Güvenli ağlar ve akıllı kartlar

2- İnsan kaynağına yatırım

a) Avrupa gençliğinin sayısal çağa hazırlanması

b) Bilgi tabanlı ekonomide iş gücü

c) Bilgi tabanlı ekonomiye herkesin katılımı

3- İnternet kullanımının canlandırılma

a) e-ticaretinin hızlandırılması

b) Elektronik devlet: Kamu hizmetlerine elektronik erişim

c) Çevrimiçi sağlık

d) Küresel ağlar için Avrupa sayısal içeriği

e) Akıllı ulaşım sistemleri

f) Çevrim içi çevre 28

e-Avrupa Eylem Planı içerikleri doğrultusunda süresi içinde çalışmalar yapılmakta.Özellikle müktesebatta uyum yasaları çıkarılmaya başlanmıştır.(Resmi Gazete Mükerrer sayı 31.12.2001) Avrupa geçliğini sayısal çağa hazırlama ve belirleyici olma hususunda kararlı olduklarından Bilişim Teknolojisinin her türlü imkanlarını toplumun menfaatlerine sunmaktadırlar. Yarınlarda, kendi aralarına almayı düşündükleri ülkelerin (aday ülkeler) planlamanın gerisinde kalmamaları için hazırlayıp uyguladıkları standart eylem planını aynen uygulanmasını istemektedirler.

e-Avrupa+ eylem planı 56 maddeden oluşmakta ,planda aktörler (görevliler),yapılacak işlem ve süresi belirlenmiş. Buna bağlı olarak Türkiye’de hangi kurumların/sivil toplum kuruluşların yapması gereken görevlerini Başbakanlığın bir an önce ilgili kurumlara ve Sivil Toplum Kuruluşlarına yapacağı işler belirtilmeli. Aksi takdirde programın gerisinde kalmak gibi istenmeyen bir durumla karşılaşıla bilinir.

Tehlikenin boyutu gerçekten büyük. Bu endişeden hareketle Bilişim Teknolojisindeki Sivil Toplum Kuruluşlarının önerisi ve Başbakanlık Müsteşarlığı önderliğinde başlatılan ‘Türkiye Bilişim Şurası’ e-devlete geçiş aşamasında gelinen noktayı ve eksiklerimizin ortaya konulacağı önemli bir şura olacaktır.

Elektronik Vergi Servisleri

Bilişim teknolojisinden yararlanan birçok ülke devlet hizmetlerini ‘e’ ortama taşımakta böylece zaman tasarrufu ve verimlilik artışı sağlamaktadır. Bu tasarruflar devlet giderlerini azaltırken GSMH önemli sayılacak artış yaratmaktadır.

Devletler vergi gelirlerini sağlıklı bir şekilde toplamak ve gerçek beyanı tespit etmek amacıyla vergi servislerini geliştirmekte ve çağdaş iletişim araçlarıyla ödemelerin yapılmasını teşvik etmektedirler. Yapılan çalışmaların başında da İnternet üzerinden mükelleflerin

  • Vergi Beyannamelerini Doldurmaları ve göndermeleri

  • Vergi Borçlarını banka entegrasyonu sayesinde otomatik olarak ödemeleri

  • Ve diğer mükellefiyetlik görevlerini

Yapmaları hedeflenmiştir.

Bununla ilgili başta dijital imza olmak üzere yasal düzenlemeleri de yürürlüğe koymuşlar.

Türkiye’deki Mevcut Durum

Çağın gelişiminden geri kalmamak amacıyla Türkiye’de de birçok çalışmanın olduğunu daha önceki bölümlerde bahsetmiştim.

Vergi Sistemleri hususunda Maliye Bakanlığını 1999 yılı başlarında başlattığı VEDOP (Vergi Daireleri Otomasyon Projesi) başarılı bir şekilde yürütülmekte, İnternet Vergi Dairesi aşamasına gelmiş bulunmaktadır. 23 ilde 160 dan fazla vergi dairesi intaranet sistemle tam otomasyonlu olarak hizmet vermektedir. Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü’nün açıklamalara göre toplanan vergilerin % 80’den fazlası otomasyonlu vergi dairelerinden elde edilmektedir. Beyannamelerin internet ortamında alınması ile ilgili yasal yetkiyi de Maliye Bakanlığı almış olduğunu da unutmamak lazım.

Elektronik Arşivleme

Bilişim Teknolojisinin (BT) en önemli hususu bilgiye en kısa yoldan ulaşmak ve bilgiyi paylaşmak olduğu gerçeği ile e-devlet projeleri hayata geçmektedir. Bilgiyi arşivlemek ,ihtiyaç olduğunda bilgiye kolayca ulaşmak her devletin arzuladığı önemli bir sistemdir. Vatandaşlarla ilgili bilgilerin (Nüfus, vergi, sağlık, sabıka vb) manuel ortamda arşivlenmesinin nedenli zor, verimsiz ve maliyetli olduğunu bilinmektedir. Bilgisayarların olmadığı dönemlerde uygulanan bu yöntemlerden hızla uzaklaşmak ve bilgileri elektronik ortama transfer etmek gerekmektedir.

  • Arşivlenen verilere kolayca ulaşılabilmesi,

  • Verilerin değiştirilememesi,

  • Verilerin güvenle saklanabilmesi,

gerek devlet,gerekse şirketler zaman tasarrufu sağlayacağı gibi giderleri azalacaktır. Bilgiden yararlananlar ise (Devlet veya şirket) sağlıklı karar verme olanağını bulacaklardır.

e-Devlet modelinin temelini oluşturan bu sistem ile ilgili olarak AB ve ABD’de yoğun çalışmalar yapılmıştır. Vergi ve muhasebe uygulamalarıyla ilgili birkaç örnek vermekte yarar bulmaktayım.

Amerika Birleşik Devletleri’nde

Vatandaş ve kurumların yerel idareye, eyalete ve federal devlete karşı vergi yükümlülüklerini internet aracılığıyla yerine getirmeleri istenmektedir. Yerel idareler ve eyalet yönetimleri web portalları aracılığıyla vergi tahsilatı işlemlerini on-line olarak yapmaktadır. Vatandaşlar ve kurumlar siteye üye olarak banka hesapları ve kredi kartları aracılığıyla vergi ödemelerini yapabilmektedir.

Federal devletin vergi sitesi (www.irs.gov) aracılığıyla federal vergiler ödenebilmektedir.

Elektronik Federal Vergi Ödeme Sistemi (EFTPS-Electronic Fedaral Tax Payment System) ile kurumlara vergi hizmetleri elektronik ortamda verilmektedir. Yıllık vergi yükümlülüğü 200.000’USD nin üzerinde olan kurumların bu sistemi kullanması yasal olarak zorunludur.

EFTPS Nasıl işliyor

  1. Vergi ödemesinin son gününden en geç 1 takvim günü önce yükümlü EFTPS sistemine girer.

  2. Sistem kullanıcıya vergi numarası (TIN) ve şifresini (PIN) sorar.

  3. TIN ve PIN kontrol edildikten sonra vergi bilgileri istenir.

  4. Alınan vergi bilgileri sistemde işlendikten sonra kullanıcıya EFT numarası verilir. Bu numara ödemenin onayını takip etmede kullanılır.

  5. Ödemenin gerçekleşebilmesi için EFTPS yükümlünün banka hesap bilgilerini ACH’ye (Automated Clearing House) iletir.

  6. Yükümlünün vergi bilgilerinin güncellenebilmesi için EFTPS ödeme bilgilerini IRS’e (Internal Revenue Service) iletir.

  7. Hazinenin bütçe bilgileri için tahsilatın sınıflandırılması yapılarak EFTPS’den hazineye iletilir.

  8. Belirtilen ödeme zamanı gelince ACH tarafından yükümlünün banka hesabından tahsilat gerçekleştirilir.

  9. Tahsilatın karşılığı olan tutar TGA’ya (Treasury’s General Account) aktarılır.

  10. TIP (Treasury Investment Program) tarafından yükümlünün bankasının rezerv bilgileri ve TGA hesapları arasındaki muhasebe kaydı yapılır.29

Fransız Muhasebe ve Fatura Sistemi

Fransız vergi sisteminde yapılan düzenleme uyarınca, elektronik ortamdaki ticari kayıtlara (defterlerin, bilançoların vb.) normal kağıtlarda olduğu gibi geri dönülebilir ve kanıtlanabilir; ayrıca bu kayıtların sürekli tutulması zorunluluğu bulunmaktadır. Elektronik Faturalar, elektronik muhasebede olduğu gibi karşılığı olan kayıtlar kağıt üzerinde olmadan elektronik ortamda düzenlenebilmekte ve saklanabilmektedir.

Hollanda Muhasebe ve Fatura Sistemi

Şirketler muhasebe işlemlerinin tamamını, bununla ilgili bilgileri, şirket defterlerini ve tutulması gerekli diğer bilgilerin bütününü elektronik ortamda tutabilmektedir. Vergi İdaresi, şirketlere Internet üzeriden faturalamanın yapılmasını önermekte ve bu imkanı kendilerine sağlamaktadır.

Almanya Muhasebe Sistemi

Almanya Vergi Hukuku uyarınca defterlerin elektronik ortamda tutulması mümkündür. Ayrıca Maliye Bakanlığı da resmi bir düzenleme yapmıştır. Elektronik ortamda tutulan defterler, normal kağıt usulde tutulan defterlerle aynı hükümlere tabidir.

Elektronik Fatura

Kurumların faturalarını tüm ülkede standart hale getirilmiş disiplinler dahilinde elektronik olarak saklanması ve kurumlar arası karşılıklı olarak elektronik fatura transferini öngören bir sistem olarak tasarlanmaktadır.

Bu sistemle sağlanacak faydalar;

  • Sahte ve naylon fatura işlemlerinin önlenmesi

  • Verimliliğin artması

  • Zaman tasarrufu

olarak sıralanabilir.

Fatura,

  • Elektronik olarak arşivlenir,

  • Elektronik olarak ilgili kurumlara gönderilir.

Elektronik Fatura / Fiş Uygulaması

Akıllı kartta (smart cart) bir elektronik cüzdan ve dijital kimlik / vergi no bulunması durumunda, kartla yapılan ödemelerin kayıtları kart üzerinde tutulabilir. Akıllı kartın içinde bulunabilecek bilgilerin neler olabileceğini önceden bahsetmiştim. Alışverişlerde nakit kart (debit cart) özelliği de bulunan bu kartın kullanılması halinde satıcı firmanın fiş ya da fatura düzenlenmesine gerekte kalmamakta işlemler otomatik olarak siber ortamda yapılmaktadır. Böylece satıcının hesaplarına kayıt yapılırken, fiş veya faturalar müşterinin kartı üzerine elektronik olarak kaydedilebilir. Bu kayıtlar daha sonra vergi iade hesaplamalarında veya KDV indirimlerinde esas teşkil edebilir. Sistem tamamıyla elektronik bilgi alışverişine dayanacağından, verilerin toplanması, işlenmesi ve hesaplamalar çok hızlı yapılabilir. Muhasebe tekniğine göre mahsup ve tediye işlemleri gerçekleşmiş olur.

Fiş veya fatura kesmeme gibi bir durum söz konusu olamaz. Böylece matrah farkı oluşmamış olur. Sahtecilik yapılması neredeyse imkansız hale gelir.

AB ve ABD’de akıllı kart uygulamaları hızla yayılmakta. Çok geçmeden ülkemizde de sıkça duymaya hatta kullanmaya başlayacağımız bu kartların hayatımıza nasıl yön vereceğini anlamamak elde değil. Bilişim Teknolojisi yaşamımızın bir parçasını değil neredeyse tamamını teşkil ettiği dönemdeyiz. Daha da artarak devam edeceği gerçeğini kabul etmemiz gerekmektedir. Unutulmaması gereken bir nokta da e-Avrupa+ eylem planındaki maddelerdir.

O maddelerden birini tekrar hatırlayalım: ‘Bilgi toplumu ile ilgili müktesebata uyum ve uygulama’ Bu maddenin anlamı AB’deki uygulamaların benzeri yasalar çıkartmak. Yani uygulama birlikteliği sağlanmasına olanak yaratmaktır.

Teknolojideki baş döndürücü gelişmeler muhasebe mesleğine katkı sağlarken olumsuz yönde de etki ettiği muhasebe mesleğinde mutasyon döneminin başladığını haber vermektedir.

O halde bu dönemi nasıl karşılamalıyız. İşletmelerde de yaşanan değişim sürecinden nasıl etkileniyoruz? Sorularına cevap ararken yeni dünya düzeninde muhasebe mesleğinin geleceğini tartışmalı ve vizyon açmalıyız.

MUHASEBE MESLEĞİNİN GELECEĞİ VE YENİ VİZYON

Muhasebe mesleğinde mutasyon dönemine girildiğini kabul etmemiz gerekir. Bunu kabul edersek yeni yapılanma daha sağlıklı olacaktır. Teknolojide yaşanan gelişmeler Türmob ve Odalar tarafından yakından izlenmekte olduğunu bilmekteyim. Özellikle Odalara aday olanlar (gruplar) hedefleri arasına yeni dünya düzenini iyi tahlil ederek programlarını bu yönde hazırlamakta olduklarını görmek sevindiricidir.30

Odalar ve Türmob yeni vizyonu anlatmak ve tartışmak amacıyla sempozyumlar ve paneller tertiplemekte ve mesleğe yön vermeye çalışmaktadırlar. ‘Günümüzde yaşayan her mikro organizmanın, kişinin, kurum ve kuruluşların vizyonu ve misyonu olması gerektiği konusunda yaygın bir görüş söz konusudur. Bunların eksikliği durumunda gerçekleştirilen faaliyetlerin etkinliği ve verimliliği düşerek, kişinin veya kuruluşun en sonunda varoluşu tehlikeye girecektir.’31 Bu düşünceye katılmamak elde değil. Evet görüş ışığında İSMMMO Antalya’da tertiplediği sempozyumda konu tüm hatlarıyla ele alınmış bir ölçüde start verilmiş oldu. Muhasebe mesleğinin geleceği ve vizyonu sadece Türkiye’de tartışılan bir konu olmayıp tüm dünya muhasebecileri ve örgütleri geleceğini tartışmaya başlamış durumdalar. Kasım 2002’de Hong Kong’da tertiplenecek olan XVI. Dünya muhasebeciler Kongresinin ana temasını ‘Bilgiye Dayalı Ekonomi ve Muhasebeciler’ konusu 32 oluşturacak olması konunun önemini ortaya koymaktadır.

Teknolojinin gelişmesi ile birlikte iş hayatının da dönüşüm geçirdiği bir gerçektir. e-Ticaretin ve şeffaflığın olduğu bir dünyada ticari muhasebeciliğin geleneksel rolü tehdit altındadır. Bilgiye erişim hızının ve ilave değerlerin ortaya koyduğu zorunluluklar muhasebecilerin yeni uğraşı alanlarını belirleme ve öğrenme zorunluluğunu gündeme getirmektedir.

2002/ Ankara

Uğur BÜYÜKBALKAN Yeminli Mali Müşavir

Dipnotlar ve Kaynakçalar

1 Avrupa Birliği Yolunda Bilgi Toplumu ve e-Türkiye, TÜSİAD-T/2001-06-301 Haziran 2001

2 age

3 Küreselleşmenin Geleceği (Lexus ve Zeytin Ağaçları), FRIEDMAN, Thomas, Boyner Holding Yayınları

1 Küreselleşmenin Geleceği (Lexus ve Zeytin Ağaçları), FRIEDMAN, Thomas, Boyner Holding Yayınları

2 İletişim ve Tarih, KORKMAZ, Alemdar, Ümit Yayıncılık

3 İletişim ve Tarih, KORKMAZ, Alemdar, Ümit Yayıncılık

4 Küreselleşmenin Geleceği (Lexus ve Zeytin Ağaçları), FRIEDMAN, Thomas, Boyner Holding Yayınları

5 Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticareti Geliştirme Konferansı (UNCTAD) Notları

6 VUK Mükerrer Madde 257 (4369 sayılı Kanunun 5.maddesiyle değişen ve 29.7.1998 tarihinden itibaren yürürlüğe giren fıkra. 3. Fıkra Tutulması ve düzenlenmesi zorunlu defter, kayıt ve belgelerin mikro flim, mikro fiş veya elektronik bilgi ve kayıt araçlarıyla yapılması veya bu kayıt ortamında saklanması hususunda izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, bu şekilde tutulacak defter ve kayıtların kopyalarının Maliye Bakanlığında veya muhafaza etmekle görevlendireceği kurumlarda saklanması zorunluluğu getirmeye, bu konuda uygulama usul ve esaslarını belirlemeye,

Fıkra 4 :Vergi beyannameleri ile bu kanunun 149.maddesine göre devamlı bilgi vermek zorunda olanlardan,; istenilen bilgilerin yazı yerine mikro fiş,mikro film,manyetik kayıt ortam ve araçları ve benzeri vasıtalarla verilmesine izin vermeye veya zorunluluk getirmeye,

7 EU Plans for digital age http://news.bbs.co.uk/hi/english/sci/tech/newsid_1711000/1711356.stm

8 30.12.2001 Tarih ve 24626 RG mükerrer sayı 17/8/1999 ve 12/11/1999 tarihlerinde meydana gelen depremlerden zarar görenlerin Vergi borçları ve terkin ile Vergi Usul Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve Organize Sanayi Bölgeleri Kanununda Değişiklik yapılması hakkında Kanun.

9 değişim.tr İnternet Gelişiminde Türkiye, ARTHUR Andersen Yönetim İnsan Kaynakları Ltd. Şti., T.İş Bankası Kültür Yayınları

10 değişim.tr İnternet Gelişiminde Türkiye, ARTHUR Andersen Yönetim İnsan Kaynakları Ltd.Şti. T.İş Bankası Kültür Yayınları

11 http://e-kimlik.bilten.metu.edu.tr/net/teknik/temel1.jsp

12 http://e-kimlik.bilten.metu.edu.tr/net/teknik/temel3.jsp

13 Günlük BT Haber, 5 Eylül 2001/sayı 2/sayfa 6 İnterpo yayınları

14 http://www.akt.com.tr/cardbilgi.htm

15 BT Haber Günlük 4 Eylül 2001 sayı 1 www.bthaber.com.tr

16 Kobi Efor Dergisi Ekim 2001 sayı 25 sayfa 22 www.kobi-efor.com.tr

17 http://www.ssk.gov.tr/sskdanhaber/default.htm

18 http://finansalforum.com.tr/cgi-bin/haber/haber.cgi

19 http://www.milliemlak.gov.tr/projeler/meop/meop.htm#vizyon

20 Nurcan Özyazıcı TC Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı Muhabere ve Elektronik Daire Başkanı TURCom Sayı2001/3 www.turcom.com.tr

21 Nurcan Özyazıcı TC Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı Muhabere ve Elektronik Daire Başkanı TURCom Sayı2001/3 www.turcom.com.tr

22 http://www.tapu.gov.tr/

23 http://www.gelirler.gov.tr/gelir2.nsf

24 BT Haber Sayı 355 Şubat 2002 www.bthaber.com.tr

25 Milliyet Gazetesi 18.2.2002

26 http://www.edevlet.net/eAvrupa.htm

27 http://www.edevlet.net/eAvrupa.htm

28 http://www.bilten.metu.edu.tr/eAvrupa+/

29 Arthur Andersen e-Devlet 11.Nisan 2001

30 İzmir SMMMO

31 Arıkan,Yahya Yirmibirinci Yüzyılda Türk Muhasebe Mesleğinin Vizyonu ve Misyonu İSMMMO Yayınları 32/ TÜRMOB yayınları 172

32 XVI.Dünya Muhasebeciler Kongresi Broşürü


© 2017 by BB Bilişim Ltd.şti. 

ugurbuyukbalkan_ifac_ymm_tmud_buyukbalkan
  • Facebook Clean
  • Twitter Clean
  • White Google+ Icon
  • LinkedIn Clean