• Uğur BÜYÜKBALKAN-Yeminli Mali Müşavir

ELEKTRONİK TİCARET VE UYGULAMALARI


ELEKTRONİK TİCARET VE UYGULAMALARI

Çağımızda artık yeni elektronik dünya (new electronic world) geçerlidir. Bilgi teknolojisindeki hızlı gelişmelere, internet yoluyla elektronik networka girişteki yaygın uygulamalara rağmen, bu süreçlerin ticari işlemlerde kullanımı bugün için ilk aşamaları oluşturmaktadır.

Ancak bu ilk aşamalar bile bizlere geleceğin rotasını çok iyi bir şekilde gösteriyor. Dijital çağın köşe taşını hiç kuşkusuz internet oluşturuyor.

Dijital çağın ticaret şeklini ve anlayışını ise elektronik ticaret belirleyecek. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin hızla gelişmesi dünyada sınırları aşan ölçülerde mal ve hizmetlerin tüm piyasalara yayılmasına yol açmıştır. Web sayfaları sayesinde işletmeler ürün ve hizmetlerini tüm dünyaya tanıtabilme olanağına sahip olmuşlardır.

Pek çok insan finans sektöründen, eğlence sektörüne kadar hemen her alanda web sayfalarının sağladığı geniş olanaklardan yararlanabilmektedir. Böylece daha önce tahmin edilemeyen bir global piyasa dijital dünyada sarsılmaz bir hakimiyet kurmak üzere yerini sağlamlaştırmaktadır.

Öte yandan elektronik ticaretin sağladığı bu geniş ve sınırsız olanaklar yerel işletmeleri ve uluslararası ticareti hızla dönüştürme eğilimindedir. Bu süreç sadece işletmeleri değil, aynı zamanda tüketicileri de etkilemektedir. Elektronik ticaret tüketicilere, sınırsız ölçülerde mal ve hizmet çeşitliliğine ulaşma imkanı sağlamaktadır.

Böylece elektronik ticaret küresel ticaret için hayal edilemeyecek büyüklükte olanaklar sağlamaktadır. Böylesine sınır tanımadan gelişimini sürdüren, dijital çağın ticaret sistemi olan elektronik ticaretin elbette çeşitli sorunları da vardır. Bunların başında güvenlik, vergi ve kuralların saptanmamış olması yatmaktadır.

Temelde elektronik ticaretin boyutları ulusal ve uluslararası bir iş birliğini gerektirmektedir. Burada oluşturulması gereken politikanın temelinin piyasa odaklı bir temele dayandırılmasıdır. Kuralları ve sistemi piyasa odaklı kurup oyunun kurallarına müdahale etmeksizin, saptanan kurallarla oyunun devamlılığını sağlamak tüm hükümetlerin temel görevidir.

Elektronik ticaretin vergilendirilmesi konusu en çok tartışılan ve çözüm bulmakta zorlanılan konuların başında gelmektedir. Elektronik ticarette muhasebecilik, mali müşavirlik mesleğini gerçekleştirenlere düşecek olan en önemli görev ise sistemin denetimidir. Dijital teknolojiyi kavrayıp, denetleme görevine bugünden hazırlanmamız gerekiyor.

Elektronik ticaretin giderek yaygınlaşması ve işletme hayatına girmesi, işletme bilimine de yeni kavramları kazandırmıştır. Bu kavramların hemen, hemen hepsi belki şuan için muğlak ve deneme aşamasında olan kavramlar olmasına rağmen daha şimdiden pek çok işletme bilimci tarafından rağbet görmüş ve uygulamada kendini göstermeye başlamıştır.

Bu kavramlardan şu an için en kayda değer olarak gözükenleri ve uygulamada kendine çok kolay yer bulanları, E-Lance, E-Engineering ve E-marketing kavramladır.

E-LANCE KAVRAMI

Elektronik ticaret, dünyayı etkilediği şu günlerde e-lance diye isimlendirilen bir kavramı da beraberinde getirmiştir. Peki nedir bu kavram ve uygulaması?

Bu kavram, henüz çok yeni bir kavramdır ve henüz yaygın olarak uygulamada yerini bulmuş bir kavram değildir. Bu kavram kısaca şunu ifade eder, kişilerin yaptıkları işleri internet boyutuna taşımasıdır. Daha da açıklayacak olursak herhangi bir işle meşgul olan insanların bu yaptıkları hizmetleri internet üzerinden yapması ve müşterilerine internet üzerinde ulaşıp, onlardan siparişlerini internet üzerinden alıp yine onlara istediklerini ürünü internet üzerinden temin etmeleridir.

Bu kavramla, daha düne kadar yaptıkları el emeklerini pazarlamakta zorluk çeken insanlar kendilerine daha kolay müşteri buluyor ve mamullerini daha kolay pazarlayabiliyorlar.

Sanayi devrimiyle birlikte şehirden uzak fabrikalara, şehir merkezinde yoğun iş temposuna mahkum olan beyaz yakalılar kendilerini daha rahat hissetmek ister ve bu rahatlığı çeşitli esnek çalışma saatlerinde ararlardı. O dönemlerde özgürce ve esnek bir şekilde çalışan ve dışarıdan yazı yazan gazetecilere imrenerek bakılırdı.

Artık günümüzü teknoloji çağı diye adlandıracak olursak, bütün bu teknoloji ve organizasyon yapıları insanların çalışma saatlerini daha esnek hale getiriyor. Avukatlar, muhasebeciler, grafikerler ve daha pek çok meslek grubunda çalışan insanlar “kadrolu çalışan” kimliklerinden sıyrılıp “e-lancer”lara dönüşüyorlar. İşte yükselen bu yeni organizasyon şekline ise “elance economy” deniyor.

Artık “e-lancer” denilen tam donanımlı bilgi çalışanları, emeklerini elektronik ortamda pazarlıyor, rekabetçi bir ortamda internet üzerinde yapılan ihalelere katılabiliyorlar.

Bu yeni kavramın isim babası ise MIT (Massachusetts İnsute of Technology) profesörlerinden Thomas Malone’dur.

Malone, elektronik olarak birbirine bağlı, serbest çalışan insanların bir araya getirdikleri toplulukları “e-lancer’lar” olarak ifade ediyor. Teknolojiyi yakından tanıyan bu insanlar, günlük, haftalık, aylık ve daha uzun projeler için birbirleri ile çalışıyor. Proje bitiminin ardından, bu topluluklar dağılıyor ve yeni projeler için yeni takımlar kuruluyor.

Amerika’da “e-lancer”larla iş bulmak, onları bir araya getirmek amacıyla kurulmuş birçok site var ve bu sitelerin sayısı her geçen gün daha da artıyor. Bu kurulan sitelerde kendini “-lancer” olarak gören insanlara işletme bilimi profesörleri tarafından danışmanlık hizmeti veriliyor.

Sistemin nasıl işlediğine gelince, sistem her şeyden önce yeni bir organizasyon yapısı ve bu organizasyon bazı “e-lance” siteler tarafından hazırlanıyor. Siz eğer “e-lancer” olmak istiyorsanız önce kendini tanıtan bir cv hazırlayıp bu siteye gönderiyorsunuz sonra onlardan size beraber çalışabiliriz onayı gelirse, ayrıntılı olarak kendinizi onlara tanıtıyor ve yaptığınız işlere dair örnekler gönderiyorsunuz. Böylece onlarda size ait olan bu bilgileri yayınlıyorlar. Diğer taraftan müşteri yaptırmak istediği bir iş olduğunda yine bu siteye geliyor ve başvuruyor. Bu başvurunun ayrıntıları ve yaptırılmak istenen işin koşullarına dair her türlü bilgi sizinle beraber sizinle aynı iş kolunda çalışan diğer “e-lancer” lara e-mail ile bildiriliyor ve bir ihale açılıyor. Bunun üzerine sizde eğer bu işi almak istiyorsanız bu ihaleye katılıyorsunuz. Sistemin temel işleme şekli bu. Tabi bazı “e-lancer” sitelerinde farklı uygulamalarda gözüküyor fakat temel aynı prensipler üzerine oturtulmuş.

E-lancer olarak çalışabilecek insanların profiline kısaca değinecek olursak, bu insanlar tam donanımlı ve şahısları adına ve esnek çalışma saatlerinde çalışmak isteyen insanlardan oluşuyor.

Web tasarımcıları, grafik tasarımcıları, gazeteciler, bilgisayar programcıları, yönetim danışmanları ve hatta muhasebeciler bile farklı yeteneklerini kullanarak “e-lancer” olabilirler.

Uzmanlar, internet üzerinden gelişen bu yeni kavramı 21’inci yüzyılda organizasyonların bambaşka bir yapıya bürünmesine neden olacağını söylüyor. “Altın yakalılar” olarak tanımlanan ve belli bir konuda ileri derecede uzmanlık sahibi insanlara duyulan ihtiyaç çok artacak. Dolayısıyla, bu insanlardan maksimum fayda sağlamak, onlarla en verimli şekilde çalışmak gerekecek. Bir uzmanın boşa geçen her saati şirketine büyük maliyetler yükleyecek. Bu nedenle, geleceğin şirketi çok elastik bir yapıda olacak. Özel projeler için bağımsız profesyoneller bir araya gelecek. Böylece çok sayıda insanın uzmanın sürekli olarak çalıştırılması gerekmeyecek. Bağımsız “e-lancer”lar arasındaki iletişim ve bilgi alışverişi çok üst seviyelerde olacak. Ayrıca, çalışanların farklı organizasyon yapılarında kendilerine uygun kariyer edinme şansı artacak.

Gelecekte bu “e-lancer” kavramı daha da gelişebilir. Bunun böyle olacağını gösteren birçok delil var. Bunlardan bazılarına değinecek olursak şunları söyleyebiliriz. Büyük şirketlerin kontrolündeki nakit akış miktarı artıyor, ancak asıl iş aktivitelerindeki kontrol güçleri düşüyor. Bundan 20-30 yıl evvel çalışan nüfusun büyük bir çoğunluğu büyük şirketlerde istihdam olurken, şimdi bu oran çok daha geriye düşmüştür. Çalışanlar küçük şirketlere geçmek, bağımsız çalışmak veya kendi işlerini kurmak üzere büyük firmalardan ayrılıyor. Kısaca insanlar daha fazla özgürlük ve çalışma saatlerinde esneklik istiyor. Bunun sonucunda da kaçınılmaz olarak, “elance economy” geleceğini sağlamlaştırıyor.

E-ENGİNEERİNG KAVRAMI

Son on yılın en gözde yönetim tekniklerinden biri hiç kuşkusuz “re-engineering” olmuştu. Tüm iş süreçlerinin yeniden tanımlayarak, maliyetleri aşağı çeken ve sonuçta karlılığı artıran bu model, dünyanın hemen, hemen her yerinde büyük ilgi görmüştü. Pazar da ayakta kalmak ve rekabet yarışında öne geçmek isteyen her şirket, organizasyonunu, “re-engineering” çerçevesinde oluşturmaya çalıştı.

Ancak son birkaç yıldır yani, şirketlerin yavaş, yavaş e-ticarette yerini alması ile yeni bir kavram ortaya atılmaya başlandı. Bunun sebebi ise tabi ki, e-ticaretin işletme organizasyonlarını tamamen değiştirmesiydi. Bu e-ticaret akımının ilk hissedildiği anlarda şirketler sadece kendilerini tanıtan bir web sitesi açmayı yeterli bulurken, zamanla e-ticaret öylesine gelişti ki şirketlerde bunun önemini anlamaya başladıkları için web sitesiyle işin bitmeyeceğini de anladılar ve organizasyonlarını yenilemenin zamanı geldiğine inandılar.

İşte internet çağının getirdiği bu yeni iş ortamı, klasik “re-engineering” tanımını da yetersiz kılmaya başladı. İşletmeler her sürecin içine e-ticaret ortamının sızması, “re-engineering” ten “e-engineering”e geçiş olarak isimlendiriliyor.

Bu kavramı ortaya atan kişi ise Prof. Clayton Christensen. Bu profesör, internet ekonomisi içinde şirketlerin bu yükselen fırsatları yakalayabilmesinin mevcut iş modeliyle mümkün olmayacağını savunuyor. Ona göre, bu yeni oluşumu yakalayabilmek için mutlaka farklı bir şirket ve iş modeli kurmak gerekiyor.

İnternet üzerinden iş yapmanın organizasyonları nasıl etkilediği ve iş yapma kurallarını değiştirmesi konularında tüm dünya yönetim çevrelerinde merak uyandıran çalışmalar yapan Christensen “re-engineering”i, yerleşik bir organizasyonda en karlı müşteri tabanına seslenen ve farklı, farklı süreçler içeren bir yapılanma biçimdir diye tanımlıyor. “E-engineering” ise, zaten var olan bir organizasyon yapısını bu yeni yapıya uyarlama olarak tanımlıyor.

Bütün şirketlerin internet etrafında iş modelleri geliştirmesi çok aptalca olabilir. Örneğin, bir sigorta şirketinin bütün şubelerini kapatıp sadece web üzerinden müşteri toplamaya çalışması ve var olan müşterilerine hizmet vermeye çalışması yetersiz kalacaktır. Buda bize henüz tam olarak bir e-ticarete geçişin var olmadığını gösterir. Kısaca daha pek çok sektör için normal şekilde ticaret yapmak çok karlı olabilmektedir. Bundan dolayı da bir işletmenin normal ticareti bırakıp tamamen kendini e-ticarete vermesi hiç de doğru olmaz. Fakat internetle beraber büyüyen neslin gelecekte normal ticaretten çok

e-ticaret rağbet göstermesi de kaçınılmazdır.

2001 /Ankara

UĞUR BÜYÜKBALKAN

Yeminli Mali Müşavir/ TÜRMOB Genel Sekreteri

_________________________________________

Kaynakça

E- Ticaret, TÜRMOB Yayınları, Yayın No 134

Yeniden Yapılanma, A. Nur Nalıncı, Ümit Yayıncılık

Bilgi Ekonomisinde Elektronik Ticaret, İTO Yayınları

#muhasebe #ugurbuyukbalkan #ugurbuyukbalkan #uğurbüyükbalkan #vergi

© 2017 by BB Bilişim Ltd.şti. 

ugurbuyukbalkan_ifac_ymm_tmud_buyukbalkan
  • Facebook Clean
  • Twitter Clean
  • White Google+ Icon
  • LinkedIn Clean