YEREL YÖNETİMLERDE (BELEDİYELERDE) YMM’LERİN ÖNEMİ, SORUNLAR VE YAPILMASI GEREKENLER

 

Yeminli Mali Müşavirlerin 3568 sayılı kanunla elde ettikleri Denetim, Tasdik ve Raporlama yetkilerinden kaynaklanarak Yerel Yönetimlerde de meslek mensuplarından yararlanılmaktadır.

 

Başlıca;

3.7.2005 Tarihinde Kabul edilen 5393 sayılı Belediye Kanunu’dur.

Bu Kanunun 54’ncü maddesi ile Belediyelerin mali ve faaliyetleri denetime tabi tutulmuştur.

 

Denetimin amacı

Madde 54- Belediyelerin denetimi; faaliyet ve işlemlerde hataların önlenmesine yardımcı olmak, çalışanların ve belediye teşkilatının gelişmesine, yönetim ve kontrol sistemlerinin geçerli, güvenilir ve tutarlı duruma gelmesine rehberlik etmek amacıyla; hizmetlerin   süreç   ve   sonuçlarını   mevzuata,  önceden   belirlenmiş    amaç  ve   hedeflere, performans ölçütlerine ve kalite standartlarına göre tarafsız olarak analiz etmek, karşılaştırmak ve ölçmek; kanıtlara dayalı olarak değerlendirmek, elde edilen sonuçları rapor haline getirerek ilgililere duyurmaktır.

 

Denetimin kapsamı ve türleri

Madde 55- Belediyelerde iç ve dış denetim yapılır. Denetim, iş ve işlemlerin hukuka uygunluk, mali ve performans denetimini kapsar.

            İç ve dış denetim 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümlerine göre yapılır.

 

Ayrıca, belediyenin mali işlemler dışında kalan diğer idari işlemleri, hukuka uygunluk ve idarenin bütünlüğü açısından İçişleri Bakanlığı tarafından da denetlenir.

 

 Belediyelere bağlı kuruluş ve işletmeler de yukarıdaki esaslara göre denetlenir.

 

Denetime ilişkin sonuçlar kamuoyuna açıklanır ve meclisin bilgisine sunulur.”

Görüldüğü gibi Belediyelerin mali konuları İç ve Dış denetime tabii tutulmuş ve olumsuzluk görülmesi halinde ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulması zorunlu kılınmıştır.

 

Bu denetimi yapacak olanlar hakkında da yine 5393 sayılı kanunun 25. maddesinde komisyon kurulması ön görülmüştür.

 

Denetim komisyonu

Madde 25- İl ve ilçe belediyeleri ile nüfusu 10.000'in üzerindeki belediyelerde, belediye meclisi, her ocak ayı toplantısında belediyenin bir önceki yıl gelir ve giderleri ile bunlara ilişkin hesap kayıt ve işlemlerinin denetimi için kendi üyeleri arasından gizli oyla ve

üye sayısı üçten az beşten çok olmamak üzere bir denetim komisyonu oluşturur. Komisyon, her siyasî parti grubunun ve bağımsız üyelerin meclisteki üye sayısının meclis üye tam sayısına oranlanması suretiyle oluşur.

Komisyon, belediye başkanı tarafından belediye binası içinde belirlenen yerde çalışır ve çalışmalarında kamu personelinden ve gerektiğinde diğer uzman kişilerden yararlanabilir. 

 

Denetim komisyonu toplantılarına, belediye ve bağlı kuruluşları dışındaki kamu kurum ve kuruluşlarından görevlendirilenlere (1.000); kamu personeli dışındaki diğer uzman kişilere Büyükşehir belediyelerinde (3.000), diğer belediyelerde (2.000) gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarı geçmemek üzere, belediye meclisince belirlenecek miktarda günlük ödeme yapılır. Denetim komisyonunun emrinde görevlendirilecek kişi ve gün sayısı belediye meclisince belirlenir. Uzman kişilerde aranacak nitelikler belediye meclisinin çalışmasına dair yönetmelikte düzenlenir.

 

Komisyon, belediye birimleri ve bağlı kuruluşlarından her türlü bilgi ve belgeyi isteyebilir. Bu istekler gecikmeksizin yerine getirilir.

Komisyon, çalışmasını kırkbeş işgünü içinde tamamlar ve buna ilişkin raporunu mart ayının sonuna kadar meclis başkanlığına sunar.

 

Konusu suç teşkil eden hususlarla ilgili olarak meclis başkanlığı tarafından yetkili mercilere suç duyurusunda bulunulur.

 

Belediye Kanunun da böyle bir hüküm bulunmasına rağmen hemen hemen hiçbir belediye uzman kişilerden (YMM ya da SMMM) hizmet talebinde bulunmamaktadırlar. Seçilmiş meclis üyelerinden oluşan komisyon tarafından hazırlanan raporla yetinilmekte kısa yasak savmaktadır. Seçim öncesi şeffaflık sözü veren siyasiler bu sözlerini tutmamakta dırlar.

 

Ayrıca; Belediye iktisadi Teşebbüslerin de (BİT) denetleneceği 54’ncü madde de çok açık şekilde ifade edilmesine rağmen İç İşleri Bakanlı genelgesi ile Belediye kuruluşları denetim dışında bırakılmıştır. Tamamen kanuna aykırı olan bu genelgeye hiçbir belediye itirazda bulunmamış, aksine olumlu bakmışlardır.

 

Seçimlerden Sonra Belediyelerin Denetimi

Yerel Yönetim seçimlerinden sonra farklı partilerden seçimi kazanan belediyelerden denetimlerle ilgili hizmet talepleri gelmektedir. Yeni göreve gelen Belediye başkan ve Meclis devir aldıkları belediyelerin mali durumlarını net olarak görmek ve halkı bilgilendirmek maksadıyla iç denetim yaptırmaktadırlar. Seçilenlerin çoğunluğu mali konulardan anlamadıkları ya da yetersiz olmaları sebebiyle uzman kişilerden (YMM yada SMMM) bu hizmeti talep etmektedir. Ancak ücret konusunda anlaşma sağlanamadığı için bu hizmetler ya yarım kalmakta ya da verilememektedir. Bazı illerde Odalarımız tarafından bu hizmet ücretsiz olarak yapılmaktadır.

 

İl Özel İdareleri

Yerel Yönetim seçimleri esnasında seçtiğimiz İl Meclis Üyelerinden oluşan ve Başkanlığını İl Valisinin yürüttüğü İl Özel İdarelerinde de durum Belediyelerden farklı değildir. Mali denetimler 10.12.2003 de kabul edilen 5018 sayılı “Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu” hükümlerine göre yapılmaktadır.Belediyelerin İç denetim ve Ön Mali Kontrollerinde uygulanması zorunlu olan 5018 sayılı “Kamu Mali Yönetimi Kanunu ve İç Kontrol ve Ön Mali Kontrol Usul ve Esaslar”ı denetim maddelerine baktığımızda yapılması gereken işler tamamen uzmanlık alanına girmektedir. Her ne kadar “Mali Kontrol Yetkilisi”nin özellikleri ve aranan şartlar uzmanları tanımlasa da idarelere alınan bu yetkililer siyasi erkin etkisi altında kalmaktadırlar.

 

Ön Mali Kontrol Usul ve Esaslar

 

 

Performans Bütçesi/Denetimi

 

Performans Denetimi; teftiş edilen birimin önceden belirlenmiş yönetim politikaları ile idari usul ve prensipler doğrultusunda yürütülen faaliyetlerinin verimlilik, ekonomiklik ve etkililik yönünden denetimidir. Burada; (a) Verimlilik: Birimin faaliyetlerinin yürütülmesinde optimum girdi-çıktı bileşimine ulaşılmasını veya asgari kaynak kullanımıyla faaliyet sonuçları ya da çıktılarının azamiye çıkarılmasını, (b) Ekonomiklik: Faaliyetlerin planlanmış sonuçlarına ya da çıktılarına ulaşmak için kullanılan kaynakların maliyetinin kaliteden taviz verilmeksizin en aza indirilmesini, (c) Etkililik: Faaliyetlerin planlanan ve gerçekleşen etkisi arasındaki ilişkiyi, hedefe ulaşma derecesini ve yerindeliğini, ifade eder. Bu denetim uygulamasında, fiziksel ve mali kaynaklar kadar insan kaynakları da analitik bir yaklaşımla değerlendirmeye tabi tutulur ve tüm çalışanların birimin faaliyetlerine ve hizmet kalitesine en üst düzeyde katkılarının sağlanması üzerinde durulur.

 

Stratejik planlama ve performans esaslı bütçeleme

“Kamu idareleri; kalkınma planları, programlar, ilgili mevzuat ve benimsedikleri temel ilkeler çerçevesinde geleceğe ilişkin misyon ve vizyonlarını oluşturmak, stratejik amaçlar ve ölçülebilir hedefler saptamak, performanslarını önceden belirlenmiş olan göstergeler doğrultusunda ölçmek ve bu sürecin izleme ve değerlendirmesini yapmak amacıyla katılımcı yöntemlerle stratejik plan hazırlarlar.

Kamu idareleri, kamu hizmetlerinin istenilen düzeyde ve kalitede sunulabilmesi için bütçeleri ile program ve proje bazında kaynak tahsislerini; stratejik planlarına, yıllık amaç ve hedefleri ile performans göstergelerine dayandırmak zorundadırlar.”

 

Emlak Vergisi ve Çevre Temizlik Vergileri

Toplumun büyük bir kesimini ilgilendiren Gayrimenkullerden alınan Emlak vergisi ve İş yerlerinden alınan Çevre Temizlik Vergisi (ÇTV) meslek mensuplarımızın pek ilgi alanına girmediğini üzülerek görmekteyim.  Aksine Mali İdareler Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanunları da bizim ilgi alanıma girmesi gerekmektedir. Özellikle büyük şirketlerin danışmalığını yada YMM’liğini yapan meslektaşlarımın sonradan sorunlarla karşılaşmamaları için Emlak beyanlarını verirken mutlaka gayrimenkulün gerçek kullanım ölçülerini (m2) öğrenmelerinde fayda var. “Kent Bilgi Sistemi” adı altında oluşturulan proje ile gayrimenkullerin gerçek kullanım ölçüleri ve yanlış beyanlar ortaya çıkmakta, mükellefler hakkında resen cezalı işlemler yapılmaktadır.

 

Uzlaşma Komisyonları

Yukarıda bahsettiğim konu ve beyan vermemekten kaynaklanan hususlar da mükellefler uzlaşma komisyonluğuna havale edilmektedir. Gördüğüm kadarı ile meslektaşların Belediye Kanun’larına vakıf olmamalarından dolayı ya uzlaşmadan haberi olmuyor, yada gelmiyor.

 

Hatta 376 talebinde bile bulunmuyorlar.

 

Kamu İhale Kanunun’da YMM/SMMM’lerin işlemleri

22.Ocak 2002 Tarihinde çıkan 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu önem arz eden Kanunlardan biridir.

Sadece Belediyeleri, İl Özel İdarelerini kapsamamakta olup Bütün Kamu kuruluşları, Üniversiteler ve Döner sermayeli kuruluşları da kapsamaktadır.

4734 SayılıKanunun ilgili Yönetmeliklerinde ihaleye girecek olan isteklilerden aranacak belgeler içinde Bilançonun olmasını belirtmektedir. Böylece istekli firmaların mali rasyolarının uygun olup olmadığıdır. İhaleye katılan firmanın halka arz edilen şirket olup olmadığına bakılarak, halka arz olmamış bir şirket ise bilançolarının YMM’ler yada SMMM’ler tarafından onaylanması hususu yasal hüküm olarak belirtilmiştir.

 

İhaleye Giren İsteklinin bilançosunun Denetimi

Madde 39– Yaklaşık maliyeti eşik değere eşit ve üzerindeki ihalelerde, isteklinin, ihalenin yapıldığı yıldan önceki son üç yıla ait yıl sonu bilançolarının istenilmesi zorunludur.  

 

Yaklaşık maliyeti eşik değerin altında kalan ihalelerde de, isteklinin, ihalenin yapıldığı yıldan önceki son üç yıla ait bilançoları istenebilir. 

 

Bu belgelerin istenildiği durumlarda, isteklinin;   

a) Belli sürelerde nakit akışını sağlayabilmesi için gerekli likiditeye ve kısa dönem (bir yıl) içinde borç ödeme gücüne sahip olup olmadığını gösteren cari oranın (dönen varlıklar / kısa vadeli borçlar) üç yıllık ortalamasının en az 0,50 olması (hesaplama yapılırken, yıllara yaygın inşaat maliyetleri, dönen varlıklardan ve hakediş gelirleri kısa vadeli borçlardan düşülecektir),

 

b) Aktif varlıkların ne kadarının öz kaynaklardan oluştuğunu gösteren öz kaynak oranının (öz kaynaklar/toplam aktif) üç yıllık ortalamasının en az 0,10 olması (hesaplama yapılırken, yıllara yaygın inşaat maliyetleri toplam aktiflerden düşülecektir),  

 

c) Kısa vadeli banka borçlarının öz sermayeye oranının, üç yıllık ortalamasının 0,75 den küçük olması, 

Yeterlik kriterleri olarak öngörülür ve sayılan üç kriter birlikte aranır.  

Sunulan bilançoların tek düzen muhasebe sistemine göre düzenlenmiş ve yeminli mali müşavirce veya serbest muhasebeci mali müşavirce ya da vergi dairesince onaylanmış olması gereklidir. 

İsteklinin ortak girişim olması halinde, ortak girişim ortaklarının her birinin istenen belgeleri ayrı ayrı vermesi ve ortaklardan her birinin (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen şartları sağlaması zorunludur.”

 

Bu madde ile KİK meslek mensuplarına önemli bir görev vermiştir. Ancak bilançoların “yeminli mali müşavirce veya serbest muhasebeci mali müşavirce ya da vergi dairesince onaylanmış olması gereklidir.”  Diyerek vergi dairesi tarafından onaylanan belge ile YMM veya SMMM’ lerin de onayını bir noterlik anlayışı şeklinde ele almıştır. Kanımca vergi dairesi onayı ifadesinin kalkması ve YMM ve SMMM onayını direk rapora bağlaması gerekmektedir. Kaldı ki bu tür konuyla yargıya intikal eden davalarda verilen kararlar görüşümü destekler şekildedir.

 

Böyle önemli görev ve pazarın bulunduğu işlemler meslek mensuplarının bilgisizliği yada önemsememesi nedeniyle getirisi olmadığı gibi yasal sorumluluk taşıtmaktadır.

 

Kesinlikle Yeminli Mali Müşavirler ve SMMM’ler sadece onay değil rapor yazmaları gerekmektedir. Odalarımızın bu konuya yönelik eğitimler vermeleri rapor dispozisyolarını hazırlamalıdır. Meslek mensupları hizmetlerinin karşılığı ücretlerini böylece alabilirler.

 

Şu anda birçok meslektaş özellikle de SMMM’ler hiçbir ücret almadan sadece yasak savar şekilde keşelerini basmaktadırlar. Farkında olmadan müşterisine milyon TL’lik ihalelere girme şansı tanımaktadırlar.

 

Avrupa Birliği (AB) Destek Fonları

Avrupa Birliğinin 2007-2013 için ayırmış olduğu hibe diğer bir adıyla destek, fon miktarı 975 Milyar Euronun üzerinde.   Avrupa Birliği, istihdamdan, tarıma, sulamadan, hayvancılığa, kalkınmadan, küçük işletmelerin kapasite artırımına her alanda destek veriyor.

Özellikle de Yerel yönetimlere (Belediyelere) şartları taşımaları halinde çeşitli adlar altında hibe bazlı destek projeleri sunmaktadır.

 

AB- Yerel Yönetimler arasında mali işbirliği konusunda örnek teşkil edebilecek bir projelerden yararlanılmıştır. Beşiktaş Belediyesi olarak “Evde bakım (Dadı) projesinden yararlanmış olup 325.000 € alınmıştır. Kadıköy Belediyesi’de  "İnsanca Projesi" ile fondan destek almıştır.  Bu proje için başvuru "Demokrasi ve İnsan Hakları Girişimi - Merkezi Çağrı" kapsamında Belediye tarafından doğrudan Komüsyon'a yapılmıştır. Proje kapsamında belirlenen hedef gruplara (varoş kadınları, sakatlar ve cinsel ayrımcılığa uğrayanlar) sivil toplum, katılım ve insan hakları konularında eğitimler verilmiş ve katılımcıların pilot projeler vasıtasıyla sahada aktif olarak çalışmaları teşvik edilmiştir.

 

Bu fonlardan yararlanmak için hazırlanan proje kabul edilmesi halinde projenin başlangıcından bitimine kadar gecen süre de AB’den gelen paraların denetimi ve bitiminde de raporun mutlaka Yeminli Mali Müşavir tarafından hazırlanması istenmektedir.

 

Yerel Yönetimler AB fonlarından yararlanma konusunda oldukça deneyimsiz ve bilgisizdir. Desteğe ihtiyaçları bulunmaktadır. AB tarafından her yıl ülkemize ayrılan 500 Milyon €  hatta daha fazla para olmasına rağmen ancak bilgisizlik yada ilgisizlik nedeniyle fonun tamamına yakını kullanılmadığı için yanmaktadır.

Meslektaşlarımızın AB destek fonları ile ilgili bilgi edinip uzmanlık konusu haline getirmeleri gerekmektedir.

 

Yerel Yönetimlerde (Belediyeler) eğitim

Belediyelerin her yıl Ekim ayı içinde bir sonraki yıl Bütçesini Belediye Meclisinin onayına sunmaktadırlar. Hazırlanan Bütçeler (Yatırım Bütçeleri de dahil) gerçekten uzak afaki  gerçekleşmesi zor rakamlardan oluşmaktadır.

 

Bütçel, AB normalarına göre hazırlanması Perfomans kriterlerine uyulması zorunlu olmasına rağmen hiçbir belediye bu şekilde hazırlamamaktadır.  Bununda en önemli nedeni bilgi noksanlığından kaynaklanmakta geçmişin alışkanlıkların devamında yatmaktadır.

Önümüzdeki yıllarda Bütçenin gerçekleşme oranlarına göre puanlama sistemine geçileceği düşünüldüğünde (İller Bankasından alınacak pay buna göre belirlenecek) eğitime ne kadar ihtiyaç olduğunu tahmin edebiliriz.

 

Bütçelerin hazırlanması, Stratejik plan, Performans Denetimi ve diğer konularda eksiklik kendini göstermektedir. Meslektaşlarımızın Mali İdareler konularına da eğilmeleri bu alandaki boşluğu uzmanlığımızla doldurmamız gerektiği kanısındayım.

 

KAYNAKÇALAR

  1. 5393 Sayılı Belediyeler Kanunu

  2. 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu

  3. 5302 Sayılı İl Özel İdareler Kanunu

  4. 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi Kanunu

  5. 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu

  6. Hüseyin Özer, “Performans Denetimi”, Sayıştay Dergisi, Sayı: 7, (Ocak-Mart 1992), s. 31

  7. T.C. MALİYE BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı TÜRK BÜTÇE SİSTEMİNDE PERFORMANS DENETİMİ, Ekrem CANDAN, Ankara, 2007

  8. DPT Stratejik Plan Hazırlama Kılavuzu (2006) www.dpt.gov.tr

  9. www.avrupabirligihibefonu.com

  10. Yapım İşleri İhaleleri Yusuf USLU-Salim DEMİREL (Ocak 2010)

 

Uğur BÜYÜKBALKAN

Yeminli Mali Müşavir

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Featured Posts

Maliye Bakanlığı Kredi Kartı Harcamalarını İnceliyor

January 16, 2019

1/10
Please reload

Recent Posts
Please reload

Archive